Gündem

Sedat Yalçınkaya: “Sözüm meclisten dışarı değil, içeri”

Sedat Yalçınkaya yazdı...

Sözüm meclisten dışarı değil doğrudan muhataplarına: Siyasette yeni bir yol açtığını iddia etmek, geçmişte eleştirdiğin anlayışı beraberinde taşımadığın anlamına gelmez.

Siyasette fikir ayrılıkları ve eleştiriler demokrasinin doğal parçasıdır. Kabul edilemez olan; örgütün sesinin duyulmadığı, kararların dar bir çevrenin tercihleriyle şekillendiği, liyakat ve emeğin yerini kişisel yakınlıkların aldığı bir anlayıştır.

Bugün asıl sorun, yaşanan yanlışlardan çok bu yanlışları dile getirenlere karşı takınılan tutumdur. Sorunları çözmek yerine eleştirenleri sorun haline getiren, her eleştiriyi kişisel hesaplaşma sayan bir anlayışla yol almak mümkün değildir. Hiç kimse bulunduğu makamı eleştiriden muaf olma hakkı olarak görmemelidir.

Seçim süreçlerinde, yıllarca emek vermiş örgüt mensuplarının birikimi ve beklentileri yeterince dikkate alınmadı. Partiyle geçmişten gelen bir bağı olmayan isimlere öncelik tanınırken örgütün emeği ve parti içi demokrasi ikinci plana itildi. Bakırköy’de yaşanan bu tercihler yalnızca örgütün iradesini gölgede bırakmadı; bugünkü yönetimsel sorunların zeminini de hazırladı. O gün yapılan tercihlerin ne kadar doğru olduğu ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Bu sorgulamaya yanıt vermek yerine eleştiriyi etkisizleştirmeye çalışmak, sorunları daha da büyütmektedir.

Sorumluluk makamında olanlardan beklenen, eleştiriye tahammülsüzlük değil, eleştiriden sonuç çıkarabilmektir. Kararların gerekçeleri açıklanmalı, yanlışlar açıkça kabul edilmelidir. Koltukları korumak için örgütün sesini kısmak, hiçbir siyasi anlayışın meşru savunması olamaz.

Ben, bu sorunlar karşısında başka bir çatıya geçmek yerine inandığım ilkeler doğrultusunda mücadeleye devam etmek gerektiğine inanıyorum. Bir partinin adını ya da tabelasını değiştirmek tek başına hiçbir şeyi çözmez. Eleştirilen anlayış başka bir çatı altında yeniden üretildiğinde geçmiş geride kalmaz, yeniye duyulan inanç da zedelenir. Yenilik; düşüncede, yönetim anlayışında, liyakate ve emeğe verilen değerde başlar.

İhtiyacımız yeni ayrılıklar, saflaşmalar ve kişisel hesaplaşmalar değil; ortak değerler etrafında buluşabilen, örgütün emeğine saygı duyan bir siyaset anlayışıdır. Partisine yıllarını vermiş insanlar görmezden gelinmemeli, eleştirenler dışlanmamalı, sorumluluk üstlenenler yalnız bırakılmamalıdır. Hiç kimse partiyi kendi siyasi alanı, örgütü de kendi kararlarına onay veren bir yapı olarak göremez.

Zaman, alınan kararların sonuçlarını gösterecektir; ancak beklemek, yanlışlar karşısında susmayı gerektirmez. Siyasette tevazu zayıflık, eleştiri düşmanlık, uzlaşma taviz değildir.

Ben, bu ilkeler doğrultusunda ülkemizin geleceği için mücadele eden tüm arkadaşlarımla dayanışma içinde olmaya devam edeceğim.

Kişiler ve görevler gelip geçicidir. Hiç kimse bulunduğu makamla partinin sahibi değildir. Kalıcı olan; demokrasiye, hukuka, etik değerlere, örgüt iradesine ve kamu yararına duyulan bağlılıktır.

Mimar Sedat Yalçınkaya, 2024 Yerel Seçimler CHP Bakırköy Belediye Başkan Aday Adayı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu