İBB Davası’nda 104. gün! Gizli tanıkların ifadeleri “Duyum” oldu

Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 46’sı tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın üçüncü duruşmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de devam ediliyor. Daha önce “İlke” kod adlı gizli tanığın, ifadesinden iki gün sonra tanıklıktan çekilmek istediği belirtilmişti, Ancak mahkeme başkanının bugün dinleneceğini açıkladığı dört gizli tanık arasında yer aldı. Başlangıçta 15 olan gizli tanık sayısı 4’e düştü. Bugün dinlenecek İLKE, ZEYTİN, MARTI ve GÜRGEN adlı gizli tanıkların ifadelerinin ortak özelliği, “Anlatımlarım görgü değil, duyum’ oldu.
Duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye gelen Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, YENİ Parti Milletvekili Mahmut Tanal ve izleyiciler, tutuklu sanıkları alkışlarla karşıladı. Tutukluların salona alkışlarla girmesinin ardından yakınları ve izleyiciler, sanıklara isimleriyle seslenerek, desteklerini dile getirdi.
İMAMOĞLU’NUN AVUKATI: “GİZLİ TANIKLARIN NORMAL USÜLLE DİNLENMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
Duruşmada ilk olarak Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin söz aldı. Pekin, gizli tanık usulünün, Tanık Koruma Kanunu’nda ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tanımlandığını, kişinin kendisinin ya da yakınlarının tehlikede olması nedeniyle bu usülün uygulanabildiğini söyledi.
Pekin, “Bu da soruşturma aşamasındadır. Arık kovuşturma aşamasındayız, iddianmede şiddet eğilimiyle suçlanan kimse de yok. Biz hiçbir tehlike olmadığını görüyoruz. 50’ye yakın tanık da açıkça dinlendi ve bir sorun olmadığını gördük. Bu tanıklara neden böyle bir ayrıcalık tanınsın? Bizim sanığı görmemiz, jest ve mimiklerini takip etmemiz çok önemli. Bugün gizli tanık olarak dinlenecek tanıkların normal usulle dinlenmesini talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme Başkanı da “Biz kanunda yer alan şekilde, gizli tanık usulü içerisinde dinleyeceğiz. Sanığın beyanlarının sağlıklı alınması ve kendini baskı altında hissetmemesi için bu şekilde dinleyeceğiz” diye konuştu.
Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise “İlke kendisi gizli tanık oluyor ama sonrasında ‘ben artık gizli tanık olmak istemiyorum’ diye talebi var. Kendisi böyle derken hala gizli olarak dinlenmesi doğru değildir. İlke’nin açık dinlenmesini istiyoruz” talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı da “Kendisini dinleyeceğimiz zaman sorarız, mahsur yok derse açık dinleriz” dedi.
Taleplerin ardından gizli tanık Gürgen, ses ve görüntüsü değiştirilerek SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlandı.
GİZLİ TANIK GÜRGEN: GÖRDÜĞÜM, TANIŞIKLIĞIM YOK
Hakim: Ümit Polat ve Murat Or la ilgili bir anlatımın var. Ümit Polat hakkında ne biliyorsun?
Gürgen: Ümit Polat satın alma müdürüdür. Satın alma müdürü hasebiyle firmaları sektörü iyi bilmesi hasebiyle de Ali Sukas’la beraber bu süreci yönetmiştir.
Hakim: Bu süreçten kastın nedir?
Gürgen: Bu süreçten kastım, talep edilen, miktarların, işlerin, verilecek işlerin kime verilmesi gerektiği ile alakalı bölümleri kendileri yönetmiştir.
Hakim: Kendilerinin sana teslim edildiği yönünde falan beyanda bulunmuşsun senin bunları bizzat gördüğün şahitliğin var mı? Neye ilişkin bu yönde beyanda bulundun?
Gürgen: Gördüğüm yok ama konuşulanlar hep öyleydi başkanım.
Hakim: Konuşulanlardan, duyumlarından, anlatımların bunlar yani. Bizzat bura Murat Or’un Ümit Polat’ın para alışverişine dair bir şahitliğin yok yani.
Gürgen: Hayır yok.
Hakim: Ekrem İmamoğlu için beyanda bulunmuşsunuz. Siz neredeydiniz o sırada?
Gürgen: Otoparktaydım.
Avukat: Şahit oldum demişsiniz?
Gürgen: “Duydum”
GİZLİ TANIK ZEYTİN: DUYDUKLARIMI ANLATTIM
Zeytin: Merhaba ben Zeytin. Savcılık makamında söylediklerimi…
Hakim: Dur bir bekle savcılık ifadelerini. Doğruyu söyleyeceğine yemin ediyor musun?
Zeytin: Ediyorum. Adli makamda verdiğim ifadeleri aynen tekrar ederim.
Hakim: Tamam bize de bir tekrar edelim.
Zeytin: İmar müdürlüğünde yapılan işlemlerde alınan ödemeler vardı bunları anlattım. Boğaziçi bölgesinde, Anadolu yakasında geziyordum. Orada şahit olduklarım vardı. Bazı memurların bazı işlerde para temini ettiğini anlattım.
Hakim: Elçin Karaoğlu ile ilgili anlatımın var.
Zeytin: Anadolu Hisarı bölgesinde genelde bulunduğum için restoranda görüyordum. Uskumru restoranda. Daha sonra burada tadilat yapıldığını gördüm. Başka tadilatları da görünce bağ kurdum ve bunu adli makamdaki ifademde böyle bir şeyin menfaatsiz yapılmasının mümkün olmadığını söyleyerek bildiklerimi anlattım.
Hakim: Menfaate ilişkin gördüğün, bildiğin bir şeyin var mı?
Zeytin: Yok
Hakim: Yakup Öner’i tanıyor musun?
Zeytin: Yok
Hakim: Ama ifadende anlatmışsın…
Zeytin: Duyduklarımı anlattım.
Hakim: Fatih Keleş’i de anlatmışsın. Tanıyor musun?
Zeytin: Yok. Piyasada duyduklarımı anlattım.
Hakim: Piyasada duyduklarından mı sadece? Şahitliğin var mı?
Zeytin: Yok.
“Tahmin ettim, arada bağ kurdum” Hakim: Bu kişileri tanıyor musun? Zeytin: Hayır, tanımıyorum. Piyasada konuşuluyordu. Hakim: Doğrudan şahit oldunuz bir olay var mı? Görgünüz var mı? Zeytin: Yok, görmedim. Doğrudan şahit olmadım”












