Gündem

CHP’nin avukatlara yönelik şiddet olaylarının araştırılması önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM’de CHP’nin, avukatlara yönelik artan şiddet olaylarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla verdiği önergede, savunma makamının karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunlarına dikkat çekildi; avukatların görevlerini tehdit ve saldırı riski olmadan yerine getirebilmesi için gerekli önlemlerin araştırılması talep edildi. CHP’nin önergesi AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da kanun teklifinin 17 ila 31’inci maddelerini kapsayan ikinci bölümü görüşülecek. Görüşmeler öncesinde siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü.

CHP, avukatlara yönelik artan şiddet olaylarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla araştırma önergesi verdi. Önerinin gerekçesini açıklamak üzere CHP Grubu adına Muğla Milletvekili Cumhur Uzun konuştu. Uzun, avukatların görevlerini yerine getirirken ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını belirterek, yaşanan saldırıların “münferit olaylar zinciri” olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Uzun, milletvekilleri ile avukatların benzer şekilde vekâleten görev yürüttüğünü ifade ederek, avukatların da müvekkillerinin hak ve menfaatlerini savunurken güvenli bir ortamda çalışmasının zorunlu olduğunu söyledi. Mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını savunan Uzun, son dönemde yaşanan bazı saldırıların mesleğin karşı karşıya olduğu riskleri daha görünür hale getirdiğini dile getirdi.

Konuşmasında örnek olaylara da değinen Uzun, Bursa’da genç avukat Hatice Kocaefe’nin görevi nedeniyle pusu kurularak öldürüldüğünü, Yalova’da ise kamu avukatı Zekeriya Polat’ın icra takibi nedeniyle görev yaptığı sırada silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Avukatların haciz, keşif ve duruşma süreçlerinde tehdit, hedef gösterme ve saldırıya uğradığını belirten Uzun, bu durumun mesleğin itibarsızlaştırılması, cezasızlık algısı ve yargıya güvenin zayıflamasıyla bağlantılı yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. Uluslararası düzenlemelere de atıf yapan Uzun, Birleşmiş Milletler Havana Kuralları’nın avukatların baskı ve tehdit olmadan görev yapabilmesini devletlerin sorumluluğu olarak tanımladığını söyledi. Avrupa Konseyi’nin Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından imzalanması gerektiğini dile getirdi.

Uzun, “Avukata yönelik tehdit ve yaralama suçlarında yaptırımlar artırılmalı, haciz ve keşif işlemlerinde kolluk desteği zorunlu hale getirilmelidir çünkü avukat kimsenin borcunun sebebi değildir, avukat kimsenin suç işleme gerekçesi de değildir, avukat kimsenin boşanma nedeni de değildir” diye konuştu.

CHP’nin önergesi AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu