CHP’li Suat Özçağdaş: Türkiye’de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor

CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “Türkiye’de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş’a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye’de çocukları koruyamıyor olma gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye’de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor” dedi.
TBMM, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, ikinci toplantısını yaptı. CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Türkiye’de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Acı Kahramanmaraş’a düştü ama mesele Kahramanmaraş değil. Türkiye’de çocukları koruyamıyor gerçeğiyle karşı karşıyayız. Okullarla ya da eğitimle ilgili alanlarda hayatını kaybetmişiz. Bugün itibarıyla 42 oldu. Türkiye’de çocuklar çok farklı gerekçelerle ölmeye devam ediyor. Örneğin Kartalkaya’da bir yangın oluyor, 38 çocuk ölüyor. Örneğin Aladağ’da bir yurtta çocuklar ölüyor. Demek ki bütün bunların ekosistem açısından baktığımız zaman korumaya dair bir zafiyet var ortada. Kamu kurumlarının bize sunumları kıymetlidir elbette ama bir yere kadar. Çünkü günün sonunda zaten işler yapılabiliyor olsaydı o hale gelmezdi. Yani bunu yaşamıyor oluruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın 20 Nisan’da bir konuşması var. Orada çok sayıda önlemden bahsediyor. 24 yıllık bir iktidarın geldiği yeni bir noktada Sayın Cumhurbaşkanı olaydan hemen sonra çok sayıda önlemi almamız gerektiğini söylüyor. Demek ki yapısal bir sorun.”
“ÇOCUKLARI KAMUSAL ALANIN İÇİNDE KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı, milletvekilleri, AVM’ler, hastanelerin güvenlik önlemi olduğunu belirten Özçağdaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Çocuğu korumak gibi bir önceliğiniz yoksa hiç kimseyi korumayın. Çocukları kamusal alanın içinde korumak mecburiyetindeyiz. ‘Güvenlik olsa ne olacak’ deniliyor. Güvenlik meselesi sadece bu kadar büyük meselelerde değil daha küçük olaylarda da lazım. Öğrenciler bu okula geldiklerinde kendi yaşamlarını da beraber getiriyorlar. Yoksulsa yoksulluğuyla geliyor. Açsa açlığıyla geliyor. Sevgi görmüyorsa sevgisizliği ile geliyor. Şiddet görüyorsa etkilenmiş haliyle geliyor. Eğer bir okulda okul sosyal hizmet programı yoksa yani bir çocuğun dışarıda yaşadığı meseleleri bir sosyal politika perspektifinden düzeltemiyorsanız okula şiddet olarak yansıyor, akran zorbalığı olarak yansıyor, akademik başarısızlık olarak yansıyor. Dolayısıyla bir okul sosyal hizmet programına ihtiyacımız var.”






