
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanarak yerine kayyum atanmasına karşı CHP’lilerin ilçede başlattığı nöbet sürüyor. Belediye önünde bugün yapılan eyleme CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, CHP Ankara Milletvekili ve CHP PM Üyesi Semra Dinçer, CHP Artvin Milletvekilleri Uğur Bayraktutan ve Deniz Demir’in de katıldıkları demokrasi nöbetlerinin 14. günü olan 12 Kasım 2024 salı günü destek vermek için gelenler arasında CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Alican Şen, İlçe Yöneticileri ve Kadın kolları başkanı Sibel Oktaykan ve yöneticileri, CHP İlçe Gençlik Kolları başkanı Hakan Köşe ve partililerde bulunuyorlardı.
CHP İl Başkan Yardımcıları Esenyurt direnişinde…
CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları Zelal Kıran Metin, Hülya Özdemir, Mehmet Arslan, Murat Bakır, Gürbüz Erdagöz, CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Üyesi Niyazi Şahin’de katılan isimlerdi.
CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanıp yerine kayyum atanmasının ardından CHP’nin belediye önündeki nöbeti bugün de sürdü. Bu sabah CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Esenyurt Belediyesi Grup Başkanvekili Sadettin Yıldırım, CHP PM üyesi ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, CHP Artvin Milletvekileri Uğur Bayraktutan ve CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir’den oluşan CHP heyeti, Esenyurt Belediyesi’ni ziyaret etti. Bu ziyaretle, seçilmiş bir belediye meclis üyesi de; Esenyurt Belediyesi Grup Başkanvekili Sadettin Yıldırım kayyum atamasından sonra belediye binasına girmiş oldu.
Ziyaret sonrası CHP heyeti basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Belediyenin mevcut durumunu anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, şunları söyledi:
”Belediye artık vatandaşın fazla uğramadığı bir yer haline gelmiş. Vatandaş uğrayamıyor. Yaratılan ortam vatandaşın belediyenin hizmet etmesinde engeller pozisyona gelmiş. Dolayısıyla bir an önce yetkililere çağrı yapıyoruz. Az önce grup başkan vekiliyle beraber gezdik. Gördüğünüz gibi hiçbir şey olmadı. Belediye meclis üyelerimiz de girip yasal haklarını kullanmak istiyorlar. Esenyurtluya yeniden yaratılan bu kötü ortamda, umut vermek istiyorlar. Dolayısıyla belediye meclis üyelerimizin bir an önce tamamının, az önce fotoğraf çektiğimiz ve ziyaret ettiğimiz boş grup odamıza alınmasını ve denetim görevlerini icra etmelerini buradan rica ediyorum. Burayı boşaltın. Bu kadar polis arkadaşı sabahın köründe buraya dikmenin inanın hiç kimseye faydası yok. Onlarca polisi burada sabahtan akşama kadar tutmak hiç kimseye faydası olmayan bir iş. Bu ülkeye de faydası yok. Esenyurt’a da faydası yok. Burayı boşaltın! Belediyeyi, meclis üyelerine ve halka açın. Bu belediye halkın belediyesi.”
“Bu düpedüz kumpas davasıdır”
Ahmet Özer’in tutuklandıktan sonra ortaya atılan iddiaların hepsinin boş olduğunu anlatan Karabat, şöyle devam etti:
“İnsanlara başsağlığı dilemekten, kitap cümlelerinden, dergi sözlerinden bir terör üretmeye başladılar. Biz bunu biliyoruz. 12 Eylül’de de aynı şeyi yaptılar. Biz bunu biliyoruz. FETÖ çetesi de aynı şeyi yaptı. Ben şimdi buradan soruyorum; Bu tutukluluk sürecinden önce, neye tanıklık ettik? Birincisi, tutukluluğa itiraz ettik ve bunu reddettiler. Bütün kamuoyu o ret gerekçesini okudu ki, aslında ortada bir şey yokmuş. Ret gerekçesinde ne diyordu? Aslında burada suç yok. Aslında ötekinde de suç yok. Aslında bilmediğimiz para hareketleri var. Aslında baş sağlığı demek insani mülahazadır. Dolayısıyla ama bir gizli tanık var. Gizli tanığın da beyanı tek başına esas değildir. Fakat yine de ortaya çıkabilecek deliller olabilir. Biz seni tutukluyoruz. Yani ‘ben senin suçlu olabilme ihtimalini gözetiyorum’ diyor. Suçlu olabilme ihtimaline karşı içeride tutuluyor. Bu düpedüz kumpas davasıdır.






