İstanbul

İBB CHP Meclis Üyesi Batuhan Ersoy’dan Caferağa’daki ‘Afet Toplanma ve Koordinasyon Alanı’nın ihaleye açılmasına tepki

 İBB CHP Meclis Üyesi Batuhan Ersoy, Moda Caferağa’daki Afet Koordinasyon Alanı’nın Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü’nün “kat karşılığı inşaat” ihalesiyle yapılaşmaya açılmak istendiğini belirterek, “Bugün takipçisi olmazsak, yarın yaşanacak acıların ortağı oluruz” dedi. İstanbul Kent Konseyi’nin “kamu yararı ve afet dirençliliği” vurgulu önerilerini Meclis gündemine taşıdı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi Eylül ayı 2. oturumunda söz alan İBB CHP Meclis Üyesi Batuhan Ersoy, Moda Caferağa Afet Koordinasyon Alanına ilişkin yürütülen “kat karşılığı inşaat ihalesi”nin iptal edilmesini istedi. İstanbul’un deprem gerçeğine dikkat çeken Ersoy, söz konusu alanın “boş arsa” değil, olası bir afette binlerce yurttaş için hayati bir toplanma ve nefes alma noktası olduğunu vurguladı.

Ersoy, alanın Vakıflar II. Bölge Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarıldığını belirterek, şu soruları Meclis tutanaklarına geçirdi:

“Afet toplanma ve koordinasyon alanı olarak ayrılmış bir yerin hukuki statüsü bu kadar kolay değiştirilebilir mi?”

“Halkın barınma ve güvenlik hakkı mı önceliklidir, yoksa kat karşılığı ihale ile elde edilecek gelir mi?

“Moda’da yeni bir inşaat yükü kime hizmet edecek”

Ersoy, “Bizim önceliğimiz bu kentin insanlarıdır. Deprem anında kullanılacak alanları yok ederek, sadece doğayı değil insan hayatını da riske atıyoruz. Olası bir felakette Moda’da toplanacak vatandaşlara ‘kusura bakmayın, buraya bina diktik’ mi denecek?” ifadeleriyle tepki gösterdi.

“Deprem toplanma alanı betonlaşmaya açılıyor”

Ersoy, afet koordinasyon alanlarının planlı kentleşmenin ve risk azaltmanın temel bileşenleri olduğuna dikkat çekerek, “Deprem toplanma alanı betonlaşmaya açılıyor” sözleriyle ihalenin yaratacağı riski özetledi. Ersoy, alanın acil sağlık erişimi, lojistik ve koordinasyon açısından kritik olduğunun altını çizdi.

“Kent Konseyi’nden uyarı ve öneriler”

Ersoy, İstanbul Kent Konseyi’nin İBB’ye sunduğu önerileri Meclis’e aktardı. Öne çıkan başlıklar:

Süreç kamu yararı ve afet dirençliliği açısından takip edilmelidir.

İBB, kamu yararını korumak için gerekirse yasal yollara başvurmalıdır.

Alan; afet koordinasyonu, sağlık, yeşil alan, çocuk parkı ve kamusal hizmet birimleri işlevleriyle korunmalıdır.

Mahalle sakinleri ve sivil toplum sürece doğrudan katılmalıdır.

Planlama ve karar süreçleri şeffaf ve hesap verebilir yürütülmelidir.

Caferağa’da yalnızca dört deprem toplanma alanı bulunduğundan, bu alanın kaybı ciddi can güvenliği riski yaratacaktır.

Alanın 3. derece arkeolojik ve kentsel sit niteliği nedeniyle imara açılmaması, tarihi-kültürel mirasın korunması gerekmektedir.

“Bugün takipçisi olmazsak, yarın acıların ortağı oluruz”

İhalenin derhal iptalini isteyen Ersoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün bu konunun takipçisi olmazsak, yarın yaşanacak acıların ortağı oluruz. Moda Caferağa halkı da, tüm İstanbul halkı da afet toplanma alanlarının beton için değil, güvenlik sağlamak için var olduğunu bilmek istiyor. Bizim önceliğimiz bu kentin insanlarıdır. Deprem anında kullanılacak alanları yok ederek, sadece doğayı değil insan hayatını da riske atıyoruz. Afet toplanma ve koordinasyon alanı olarak ayrılmış bir yerin hukuki statüsü bu kadar kolay değiştirilebilir mi? Halkın güvenliği mi, ihale geliri mi? Bugün takipçisi olmazsak, yarın acıların ortağı oluruz.”

Ersoy’un çıkışı, Caferağa’daki afet koordinasyon alanının geleceğine ilişkin tartışmayı Meclis gündemine taşıdı. Ersoy’un çağrısı ve Kent Konseyi’nin uyarıları, afet dirençliliği, kamu yararı, sit alanı ve şeffaflık vurgusuyla, ihalenin iptal edilmesi talebini güçlendirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu