Epstein dosyası ve depremlerde kaybolan çocukların insan ticaretinin hedefi haline gelmesine dair iddiaların araştırılması önerisi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin Epstein dosyası ve depremlerde kaybolan çocukların ulusal ya da uluslararası insan ticareti ve suç ağlarının hedefi haline gelmiş olabileceklerine dair iddiaların araştırılması amacıyla verilen grup önerisi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti tarafından “Epstein vakasının ortaya koyduğu uluslararası organize suç ve insan ticareti gerçeği ışığında depremlerin ardından ailesinden kopan, refakatsiz kalan veya kayıt altına alınamayan çocukların ulusal ya da uluslararası insan ticareti ve suç ağlarının hedefi haline gelmiş olabileceklerine dair iddiaların araştırılması” önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi.
Olgun: Eğer bir tek çocuğun bile akıbeti net olarak ortaya konmamışsa Meclis’in ve devletin omuzlarında ağır bir sorumluluk vardır
Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Grubu adına konuşan Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, şunları kaydetti:
“Bugün bu kürsüde sadece bir siyasi tartışma yapmak için değil, vicdanı olan herkesin yüreğini yakan bir soruyu sormak için bulunuyorum. 6 Şubat depremlerinden sonra kaybolan çocuklarımız nerede? 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremler yalnızca şehirlere yıkmadı. O gün evlerimizle birlikte güven duygumuz da enkaz altında kaldı. Resmi rakamlara göre onbinlerce insanımızı kaybettik. Ancak bir başka acı daha var ki hala karanlıkta deprem sonrası kaybolduğu bildirilen çocuklarımız. Enkazdan sağ çıkarılan, hastanelere sevk edilen, kimliği tespit edilemeyen, başka illere nakledilen, ancak ailesine ulaşılamayan çocuklarımız oldu. Aileler günlerce, haftalarca, aylarca evlatlarının izini sürdü. Sosyal medya paylaşımlarıyla, kayıp ilanlarıyla, savcılıklara yapılan başvurularla seslerini duyurmaya çalıştılar.
Eğer bir tek çocuğun bile akıbeti net olarak ortaya konmamışsa bu Meclis’in ve devletin omuzlarında ağır bir sorumluluk vardır. Depremden sonra refakatsiz kalan çocukların sayısına ilişkin farklı rakamlar kamuoyuna yansıdı. Bir kısmının kimlik tespiti yapıldı. Bir kısmı ailesine teslim edildi. Ancak süreç şeffaf yürütülmediği için toplumdaki şüphe ve kaygı giderilemedi. Çocukların korunması 5395 sayılı Çocuk koruma kanunu ve taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Dairesinde sözleşme gereği devletin en temel yükümlülüklerindendir. Yine Anayasa’mızın 41. maddesine göre devlet çocukları her türlü şiddetle istismardan korumak ve bu yönde gerekli tedbirleri almak zorundadır. Olağanüstü hal bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Tam tersine daha da ağırlaşır. Hep hem sonrası refakatsız kalan çocukların tam listesi kamuoyuyla neden şeffaf şekilde paylaşılmamıştır. Bu çocukların tamamının kimlik tespiti yapılmış mıdır? Kayıp olan çocukların tam listesi yapılmış mıdır? Bu konuda yapılan tüm kayıp başvuruları değerlendirilmiş midir? Başka illere sevk edilen çocukların kayıtlı takip sistemi nasıl işletilmiştir? Aile başvurularıyla eşleştirme süreçleri, hangi denetim mekanizmalarıyla yürütülmüştür? Bu soruların cevabı siyaset üstüdür. Çünkü konu çocuklarımızdır. Uluslararası bir pedofili ve fuhuş ağı yöneten, dünyanın her yerinden çocukların kaçırılmasından ve kaybolmasından sorumlu Epstein denilen canavara ait son günlerde kamuoyuyla paylaşılan yazışmalar, bizi 6 Şubat depreminde kaybolan çocuklarımızın akıbeti hakkında düşünmek bile istemeyeceğimiz sonuçlara götürüyor.”






