Dursun Bulut: AKP 24 yıldır iktidarda ise “Kabahatin çoğu bizdedir”

AKP’nin ağır toplarından biri, 2011’de devletin kurumlarının başına AKP’lilerin bir bir gelmesiyle demişti ki; “Kurban olduğum Allah, verdikçe veriyor.” Gerçektende muhalefet partileri özellikle ana muhalefetin yetersizlikleri sayesinde bu acı gerçekleri hala yaşamaya devam ediyoruz.
Ana Muhalefet dediğin partiler, ülkelerin can damarıdır, iktidarın deneticisi, halkın can yoldaşıdır. Haksızlığa uğrayan kimsesizin, kimsesidir. Peki bizde böylemidir? Ekbetteki değil….daha çok kendi içindeki tartışmalara boğulan, halkı yaratılan algılardan kurtaramayan, bıraktım tek başına iktidar alternatifi olmayı, ancak kurulacak koalisyonunun birinci partisi olabilecek konumdadır. Kimse kendini kandırmasın. Gerçek tablomuz bu…
Bugün CHP’li yöneticilere Üsküdar Belediyesi önünde verilen tepkiler, sonra Halk TV’nin; “butlancılar, tepkiler sonrası kaçtılar” sözleri orta yerde….muhalefet kendi içinde bölünse bile, halkın, kamunun, ülkenin çıkarları söz konusu olunca bir araya gelirler diye düşünürken, bir an da umutlarımız, alt üst edebiliyor.
Sevgili Sosyal Demokratlar, ne yapmak istiyorsunuz? Bir kısmınız yargı kararı sonucu göreve geldiniz. Bir kısmınız YP’yi kurdunuz. Bizim gibi sadece demokrasi mücadelesi verenler ise kişiye dayanmadan partilerin ikisine de haddimizi aşmadan uyarı, öneri sunmaya çalışıyor.
Unutmayalım ki, iktidar bu bölünmeden ve çekişmeden çok memnun ve boş durmuyor. Transfere müsaitleri ayarlıyor, karşı duranları baskılıyor. Peki biz, demokrasi mücadelesine vurulan darbelere, anti demokratik uygulamalara karşı mücadeleye ne zaman başlayacağız? Sadece son birkaç ay içindeki ataletsizlikleri sorgularsak:
● NATO Türkiye zirvesi Temmuz’un başında yapıldı. Ortak tavır geliştirebildik mi? Neden böylesine bir zirve için TBMM’yi olağanüstü bir oturuma çağıramadık? Biz NATO’nun ileri karakola olmayacağımızı cılız da olsa seslendirdik ama gereğini yaptırtamadık!
● Bu yetmedi, yapılan Mekke, Şanghay İşbirliği Örgüt’ü toplantılarına katılmadan, neden resmi görüşmeler öncesinden TBMM’nin toplanmasını sağlayamadık? Bu uluslararası boyuttaki bir gelişme değil mi?
● NATO zirvesini protesto etme ihtimaline dayanarak, insanlar tutuklandı. Kuyu tipi hapishanelerde tutuluyorlar. İki gün önce serbest bırakılanlar oldu. Bu bir duyarsızlık değil mi? Bunlara ilişkin ortak bir derdimiz yok mu?
● Altın madenleri ormanlarımızı kemiriyor. Muhalefet önüne geçemedi. Yarın önüne geçmeyi planlıyorum mu ve nasıl?
● Eskişehir’de 2.65 milyon m2 nadir toprak elementleri arazisi acil kararla kamulaştırılıyor. Neden ortak basın toplantıları yapılmıyor? Muhalefet ortak tavır gelişitirnezse, yarın bu yerlerin, ABD’ye peşkeş çekilmesini egelleyebilecek miyiz?
● Tepkiler cılız, sabah akşam birbirine hain veya butlancı diye seslenen topluluk olunca halkın alınteriyle yapılan köprüler, otoyollar özelleştiriliyor. Bakan, “özelleştirmiyoruz, işletme hakkı veriyoruz” diye de adeta bizimle dalga geçiyor. Tüm bunlar ürkütücü. Soruyorum, halkı umutsuz bırakan bir muhalefet başarı sağlar mı?
Bu soruları sorarken ve daha sıralayacak yüzlerce soru varken, derdim ne butlancılık, nede butlana karşı çıktığını söyleyen yeni yapılardır. Derdim: Birleşik Muhalefettir.!
Dursun Bulut
İnşaat Mühendisi, CHP PM eski Üyesi












