Yazarlar

Cumhuriyet Gazetesi ve Atatürkçü muhalefet

Tarihçi/Yazar Mustafa SOLAK yazdı...

CUMHURİYET GAZETESİ VE ATATÜRKÇÜ MUHALEFET

Sayın Alev Coşkun 2 Mayıs 2021 tarihli ve “ABD Başkanı Biden’ın yaptığı ‘soykırım’ açıklaması, Kıbrıs zirvesi ve iç politikadaki yoğunluk” başlıklı yazısında Biden’ın soykırım açıklamasının temelini şöyle açıklıyor:

“ABD, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını görüyor. Ancak, Türkiye’nin Rusya’ya karşı çıkmasını, kendisine Karadeniz’de olanak yaratmasını, Ortadoğu’da ABD çıkarları yönünde yer almasını, Kuzey Suriye’de oluşturulan PKK/PYD’ye ve yaratılan stratejik koridora karşı çıkmamasını, S-400’leri iade etmesini istiyor. Elindeki olanaklar ve dosyalarla Türkiye’yi terbiye etme yoluna gidiyor.”

Çok yerinde cümleler. Katılıyorum. O halde Cumhuriyet gazetesi soykırım iddiasını tanıyan HDP’ye, Demirtaş’a tavrını koyması gerekir. HDP her yıl 24 Nisan’da Türk milletinin hassasiyetine rağmen soykırım iddiasını tanıyan açıklamalar yapıyor. Öyle zamanlar vardır ki sadece yazıyla yetinilemez. HDP’lilere gazetede verilen yer, kimi yazarların HDP’ye yaklaşımı “gazetecilikle”, “HDP’ye uygulanan hukuksuzlukla” açıklanamaz. Dahası Türk milleti bunla tatmin olmaz.

Cumhuriyet gazetesine bakıyoruz, Demirtaş’la, röportaj yapıyor, kimi yazarları HDP’nin ne kadar mağdur olduğunu yazıyor. Atatürkçü sendika ve meslek kuruluşlarından çok HDP taleplerini dillendiren KESK, DİSK, TMMOB, TTB gibi kurumlara mikrofon uzatıyor. Bu kurumların internet sitelerine, 1 Mayıs için ortak hazırladıkları metne bakın soykırım iddiasına dair ABD’ye tepki var mı?

Yok. Türkiye’nin başka meselelerine dair var ama vatanı, milleti ilgilendiren bu meseleye dair bir cümle yok. Cumhuriyet gazetesinin kiminle yan yana durduklarını sorgulaması gerekmez mi! (https://kesk.org.tr/2021/04/30/1-mayista-umut-yan-yana-ortak-aciklamamiz/)

ABD, Alev Coşkun’un yazısında belirttiği gibi “Büyük Felaket” demeyi bırakmış, doğrudan “soykırım” demiştir. ABD bu kadar netken birkaç yazıyla Türk milleti, Atatürkçü kitleler emperyalizme karşı mücadeleye yönlendirilemez. Nasıl ki iktidar ABD’ye yüksek perdeden tepki göstermeyip “işi tarihçilere bırakalım” diyor ve ABD üslerini kapatamıyorsa, bu yüzden de milletin tepkisini çekiyorsa; Meclis muhalefetinin ABD emperyalizmine karşı esaslı çözümünün olmaması da milletimizin tepkisini çekiyor.

Bu tür “yetinmeci” tavırlar milletimizin öncü kesimi diyebileceğimiz dernek, sendika ve meslek kuruluşlarındaki Atatürkçü aydınlarımızın kafasını karıştırıyor. Onların da AB, ABD’ye net tavır almasını önlüyor. Hatta söylemde emperyalizme karşı olmalarına rağmen, emperyalizmin aparatlarıyla yan yana olamamaktan üzüldüklerine şahit oluyoruz. Örneğin bunu 1 Mayıslarda görebiliriz. Atatürkçü dostlarımız emperyalizmin politikalarını savunan KESK, DİSK, TMMOB, TTB’nin kendilerine kürsüde temsil edilme hakkı tanımadığından yakınıyorlar. Kimisi bırakın kürsüde temsil edilmeyi, alana sokmalarından şikayetçi. Türk Bayrağının dalgalandırılmadığı, İstiklal Marşı’nın okunmadığı, emperyalizme tepkinin olmadığı ama Öcalan’ın selamlandığı, anadilde eğitim talebinin yer aldığı kürsülerde konuşsanız veya alana girseniz ne olacak?

Emperyalizmin taleplerini dillendirenlerle emperyalizme karşı mücadele edilir mi!

İşte Cumhuriyet gibi kimi muhalif kesim, birkaç söylemle yetinerek ama net tavır almayarak, esaslı tepki göstermeyerek Atatürkçü kesimin aklının karışmasına ve bu tür hatalara düşmesine neden oluyor.

Alev Bey meseleyi netlikle ortaya koyuyor. Yalnız kendisi de bilir ki bu tür yazılar Biden’ın soykırım açıklamasından sonra milletimizi tatmin etmez. Dahası Alev Beyin yukarıda aktardığımız cümleleri iktidarı aklamak şeklinde yorumlanabilir. Yan yana olduğu kuvvetler açısından bile konumunu sorgulatıyor.

Dolayısıyla ABD bu kadar netken herkes bağımsızlık mücadelesinde daha net olmalıdır. Alev Bey gazetenin başında olmasından dolayı, ya gazeteyi HDP ve türevlerinden uzaklaştırıp yazısındaki durumu tespit edenlere daha fazla yaklaşacak, dolayısıyla daha milliyetçi, bağımsızlıkçı rotaya sokacak ya da bu tür tepkileri “idarei maslahatçılık” olarak değerlendirilerek gazetenin itibarının daha da azalacağına şahit olacak.

NOT: Atatürkçü kesimin hangi hususlarda yanıldıklarına, kafa karışıklıkları yaşadıklarına dair “ATATÜRKÇÜLÜK (100 Soru/Yanıt)” kitabımı inceleyebilirsiniz.

MUSTAFA SOLAK
solak81@outlook.com

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu