CHP’li Çakırözer ve Süllü Silivri’de tutuklu bulunan siyasetçi ve gazetecileri ziyaret etti…

Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan belediye başkanları, siyasetçi, gazeteci ve aktivistleri ziyaret etti. Çakırözer, “Hepsinin güçleri, motivasyonları yerinde ama kendilerine yapılan hukuksuzluktan son derece tepkililer. Bir an önce hakim karşısına geçerek kendilerinin masumiyetini ispat etme niyetindeler. İddianamelerinin bir an önce yayınlanması ve karşı karşıya kaldıkları iftiralara yanıt vermek için bekliyorlar.” dedi.
CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü Silivri Cezaevi’nde tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile İBB soruşturmasından tutuklu belediye başkanları ile bürokratları ziyaret etti. Çakırözer ve Süllü, Gezi Davası Tutukluları Can Atalay, Tayfun Kahraman ile HDK davası kapsamında 160 gündür tutuklu bulunan ve yarın duruşmada hakim karşısında çıkacak gazeteci Ercüment Akdeniz ve Fatih Altaylı ile de görüştü.
“Başkanlarımızı serbest bırakın”
Ziyaretleri sonrasında cezaevi önünde açıklamalarda bulunan CHP’li Çakırözer şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, ilçe belediye başkanlarımız ile bürokratları ziyaret ettik. Hepsinin güçleri, motivasyonları yerinde ama kendilerine yapılan hukuksuzluktan son derece tepkililer. Bir an önce hakim karşısına geçerek kendilerinin masumiyetini ispat etme niyetindeler. İddianamelerinin bir an önce yayınlanması ve karşı karşıya kaldıkları iftiralara yanıt vermek için bekliyorlar. Gezi Davası’ndan yatmakta olan Can Atalay ile Tayfun Kahraman’ı da ziyaret ettik. Seçilmiş Milletvekili Can Atalay 3,5 yıldır burada haksız, hukuksuz zindanda tutuluyor. Buradan çağrımız bir an önce bu hukuksuzlukların sona ermesi ve başkanlarımızın serbest bırakılması. Yargılama yapılacaksa da bu yargılamaların tutuksuz yapılması. Ama bu arada mutlaka ama mutlaka iddianamelerin yazılıp ortaya çıkması gerekiyor.”
CHP’li Jale Nur Süllü ise görüşmelerde kendisine aktarılan mesajları kamuoyu ile paylaştı. Süllü şu mesajları verdi:
“Önce Belediye Başkanlarımızı ziyaret ettik, ardından Kadın Kapalı Cezaevinde Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Zabıta Müdür Nazan Başelli’yi ziyaret ettik. Aynı zamanda Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin ile Sarıyer Belediye Başkanımız Şükrü Genç’i ziyaret ettik. Siyasi rehin olarak cezaevinden tutulmak belediye başkanlarımıza, bürokratlara son derece ağır gelmiş durumda.
Nazan Hanım, ‘Suçsuzluktan suç yaratamadıkları için bizi burada tutuyorlar. Bizim itirafçı olmamızı istiyorlar ama itirafçı olacağımız hiçbir suçumuz yok. Son derece dürüst bir şekilde görevimizi yerine getirdik’ dedi. Başkanlarımızın zaten masumiyeti ortada. Hepsi burada Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik siyasi operasyonlarla tutuluyorlar. Bu hukuksuzluklara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Başkanlarımızın ve bürokratlarımızın yanındayız. İktidara gelip bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, barışı, hak ve hukukun üstünlüğünü getirene dek mücadelemizden bizi kimse yıldıramayacak.”
“Ercüment Akdeniz’e özgürlük bekliyoruz”
Cezaevinde tutuklu gazetecileri de ziyaret eden Çakırözer ve Süllü, gazetecilere yönelik hukuksuzluğun da bir an önce bitirilmesini istedi. Çakırözer, HDK soruşturmasından tutuklu Ercüment Akdeniz’in yarın hakim karşısına çıkacağını hatırlatarak şöyle konuştu:
“Cezaevinde Ercüment Akdeniz ile Fatih Altaylı’yı da ziyaret ettik. Ercüment Akdeniz’in yarın duruşması var. 13 yıl önce FETÖ’cü savcılar tarafından toplanan delillerle içeride 163 gün tutuldu. Yarın özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz. Çünkü hakkındaki iddianamenin içi tamamen boş. Gazetecilerin susturulamayacağını, susmayacağını gazeteciler göstermekte. Her türlü baskıya rağmen mücadelelerini sürdürmekteler. Ercüment Akdeniz de 163 gün yatsa da yarın özgürlüğüne kavuştuktan sonra halkın haber alma hakkı için mücadelesini sürdürecek.
“İktidardakiler pişmanlık içindeler”
Fatih Altaylı ise bir ayı geçen süredir zindanda tutuluyor. O da Türkiye’de örneği görülmemiş bir suçlama ile karşı karşıya. Haksız hukuksuz yere cezaevinde tutuluyor ama onun cezaevinden gönderdiği notları, boş koltuğunu her gün milyonlarca kişi izliyor. Onu susturmak isteyenler, onun üzerinden basına gözdağı vermek isteyenlere inat, bu millet Türkiye’de halkın haber alma hakkı, basın özgürlüğü için tepkilerini gösteriyorlar. Belki de Fatih Altaylı’yı tutuklatan zihniyet şu anda büyük bir pişmanlık içindedir. ‘Biz ne yaptık ki daha fazla izleniyor’ diye pişmanlık içindedirler. Fatih Altaylı’ya, Ercüment Akdeniz’e, Furkan Karabay’a buradan özgürlük talep ediyoruz. Onların özgürlüğü sadece kendi özgürlükleri değil 86 milyonun özgürlüğüdür. Özgür basın susturulamaz.”






