Gündem

CHP Lideri Özgür Özel, Başbağlar Anmasına Katıldı…

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan’dan Başbağlar katliamının 31’inci yıldönümü anmasına katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada, “Hesap bu ülkede mezhep kavgası çıkarmak. Terör örgütü ki hepimizin birliği ve beraberliğine kastetmiş. O terör örgütü ya da o terör örgütünü kullanan başka güçler ‘mezhep savaşı çıkarır mıyız’ diye niyetlendiler. Bu büyük acıya rağmen iki tarafın da acılarını yüreklerine gömen ve birbirlerini seven, vatanını seven insanları bütün dünyaya bir büyük insanlık dramından, nasıl bir insanca mesaj, nasıl bir kardeşlik, birlik ve beraberlik çıkarılır, onu gösterdiler. O gün o acılarında, bu mezhep kavgasına yönelmeyenlerin verdiği mesajı bugün bir kez de buradan ben ifade etmek isterim ki Türkiye Cumhuriyeti’nde Aleviler ve Sünniler kardeştir. Türkler ile Kürtler kardeştir. Buna kast edenler de kalleştir” ifadesini kullandı.

Erzincan’dan Başbağlar katliamının 31’inci yıl dönümü anmasında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “31 yıl önce yüreklerinde katlanılmaz bir acı hisseden, bir büyük acıyı burada yaşayan Bağbağlar köyünün yüreği yanık, kalbinde vatan, millet ve bayrak sevgisi olan güzel insanları. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Aslında biraz önceki konuşmalarda birliğin ve beraberliğin önemi, ülkenin ortak menfaatlerinde bir arada olmak, tasa ve kıvançta ortaklaşabilmenin önemini ifade eden çok önemli konuşmalar oldu. Devletin ve milletin birliği ve bütünlüğüne vurgu yapan önemli konuşmalar oldu. O sırada ben bu konuyu hiç kelimeler kullanmadan ifade eden bir olaya tanık oldum. Bir Sayın Sevgili gazimiz, ev sahibi olmanın verdiği heyecan ile geldi ve protokole çay dağıtıyordu. Sayın Valim ayağa kalktı ve zorla elinden aldı. Götürdü dedi ki ‘Gazi çay dağıtır mı hiç?’. Gazi bu milletin devletine duyduğu sevgiyi ifade ediyordu. Sayın Vali de bu devletin devlet adamlarının milletine ve gazilerine, şehitlerine, onların ailelerine gösterilmesi gereken saygıyı, devletin kibir değil alçak gönüllük olduğunu gösteriyordu. İkisine de yürekten teşekkür ederiz” dedi. Özel şöyle devam etti:

“ALEVİLER VE SÜNNİLER KARDEŞTİR, BUNA KAST EDENLER DE KALLEŞTİR”

“5 Temmuz günü birileri aldıkları talimatla aslında bir pusu kurdular. Beklediler ki köyün erkekleri camide toplansın. Akşam namazını takiben camiye giden, namazdan çıkanları aldılar getirdiler ve 28’ini köyün meydanında katlettiler. Köyü ateşe verdiler. Yaktılar. 5 canımızı orada aldılar. 33 şehidimizi yüreğimizi yakarak tarih önünde hepimize emanet ettiler. Öyle Başbağlar rastgele seçilmiş bir yer değildi. Eylemin biçimi, sayısı asla rastgele değildi. İki gün önce Sivas’ta Madımak Oteli’nde canlar yanmıştı. 33 kişi hayatını kaybetmişti. Önce 31 sonra da 33’e çıkacaktı rakam. Onlar semah durmaya gelmişlerdi. İnançlarına göre bir ibadeti yerine getiriyorlardı. Birileri onları katletti. Güya ona misilleme bu sefer bir cami çıkışında, yakın sayıda vatandaş, sonra da yakılarak 5 kişi, yine 33 kişi hayatını kaybetti. Hesap bu ülkede mezhep kavgası çıkarmak. Terör örgütü ki hepimizin birliği ve beraberliğine kastetmiş. O terör örgütü ya da o terör örgütünü kullanan başka güçler ‘mezhep savaşı çıkarır mıyız’ diye niyetlendiler. Bu büyük acıya rağmen iki tarafın da acılarını yüreklerine gömen ve birbirlerini seven, vatanını seven insanları bütün dünyaya bir büyük insanlık dramından, nasıl bir insanca mesaj, nasıl bir kardeşlik, birlik ve beraberlik çıkarılır, onu gösterdiler. O gün o acılarında, bu mezhep kavgasına yönelmeyenlerin verdiği mesajı bugün bir kez de buradan ben ifade etmek isterim ki Türkiye Cumhuriyeti’nde Aleviler ve Sünniler kardeştir. Türkler ile Kürtler kardeştir. Buna kastedenler de kalleştir.”

“İNSANLIĞI KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN ZAMAN AŞIMI OLMAZ, AFFI OLMAZ”

“Tabii açılan davaların sonuçsuz kalması, o günlerde sadece 25 kilometre öteden 14 saatte ulaşılabilmesi, burada yarattığı büyük travma, halen daha yüreğimizin soğumamasına sebebiyet veriyor. Dava zaman aşımına uğradı aynı Madımak gibi bunu kabul etmiyoruz. Çünkü böyle suçlar insanlığa karşı işlenen suçlardır. İnsanlığı karşı işlenen suçların zamanaşımı olmaz, affı olmaz. Dava 2019’da bir kez daha açıldı ama yine bütün sanıklar firari. Biz bu davanın sanıkların gıyabında da olsa bir insanlık suçu, insanlığa karşı işlenmiş suç olarak nitelendirilmesini, her türlü zamanaşımı ve ceza indiriminden, aftan muaf olmasının sağlanmasını geleceğe yönelik olarak önemsiyoruz. Ben bu ay tekrar Saraybosna’da olacağım. Geçen devlet günlerinde orada olduğumda Aliya İzzetbegoviç’in mezarının başındaydım. Duamızı okuduk. Aliya İzzetbegoviç’in muhteşem öğüdü ve vasiyetini tekrar ettik. Diyor ki ‘Unutulan katliamlar tekrarlanır’. Biz bugün Başbağlar’a gelirken 31’inci yılındaki bir acı ile değil birinci yılındaki acıyı hissederek, birinci yılda yüreğimiz ne kadar yanıyorsa, o kadar yüreğimiz yanarak geldik. İki gün önce Sivas’taydık, orada o acıyı hissettik, iki gün sonra buradayız. Üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin mutlaka o acıları unutturmamaya, hayatını kaybedenlerin manevi huzurlarında onlara rahmet dilemeye, geride bize bıraktıkları emanetlere sahip çıkmaya, gazilerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

“BAŞBAĞLAR’IN ACISININ ARAŞTIRILMASI İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURALIM”

“Ben daha önce hep zorlu kara yolculukları ile geliyordum. Bugünkü yurtdışı seyahatimizden dolayı buraya da havaalanında helikopter ile geldik. Gelirken öyle bir coğrafya gördüm ki. Pilot arkadaş ‘Başbağlar burası’ deyince uzaktan, dağların, vadilerin arasında, şirin bir köy. Nereden buldunuz be kardeşim, nereden geldiniz ve musallat oldunuz, kim yolladı? Ne istediniz bu güzel insanlardan? Gerçekten insan bir kez daha bu terörün ne kadar acımasız olduğunu, bu teröristlerin ve bunları kullanan güçlerin ne kadar vicdansız olduklarını ve ne kadar sinsi bir planın parçası olduklarını bir kez daha görüyor. Burada maalesef şunu ifade etmek isterim. Sayın milletvekilimiz geçtiğimiz hafta bir araştırma komisyonu Sayın Sarıgül teklif etti. Bence biz bu teklifi yineleyelim. Partiler arası diyalogla, nasıl birçok komisyonu Soma’da ya da hekime karşı şiddet için bu sefer İliç’te kurduysak, bu Başbağlar’ın acısının araştırılması, hiç olmazsa tarih önünde Gazi Meclis’in dokümanlarına bu konuda bir çabanın nakşedilmesi için bunu grup başkanvekillerimizden rica edelim. Kendileri diğer parti grupları ile görüşsünler ve bu komisyonu ivedilikle kuralım. İliç komisyonunun gayretlerini, mücadelelerini önemsiyoruz. Yapılacak madencilik faaliyetlerinin insan sağlığı ve çevreyi önemsemesini, bu konuda ÇED raporları konusunda, diğer konularda varsa üzerlerine cesaretle gidilmesini önemsiyoruz. Sayın Valimiz, Sayın Bakan teşekkür etti. Ben de Sayın Bakan’a ‘Eğer devletin valisi, milletin kendisi bakandan razıysa, ben de razıyım’ dedim. Geçen sene olimpiyatlarda Busenaz gece 03.00’de izliyordum. Şampiyon oldu. Dedi ki ‘Bakanımız bizi hiç yalnız bırakmıyor’. Ertesi gün çıktım, Bakan’a teşekkür ettim. Milli sporcu Bakan’dan razıysa ben de razıyım. Köylü, kaymakam, vali, herkes eğer diyorsa ki ‘Bizi yalnız bırakmadı, o Bakan’dan biz de razıyız’. Siyaset gerektiğinde mücadele etmek. Gerektiğinde münakaşa etmek, gerektiğinde millet için kavga etmek ama üzerine düştüğünde teşekkür etmek ve nezaket göstermektir. Bunu ifade etmek isterim.”

“BAŞBAĞLAR’A SAHİP ÇIKMAYI BİR VASİYETE UYMAK OLARAK GÖRÜYORUM”

“Erzincan güzel coğrafyasına, muhteşem insanlarına, can Erzincanlılara, geçmişlerinde çok acılar bırakmış bir coğrafya, depremlerle, katliamlara, felaketlerle, biraz önce sayın milletvekilim ifade etti. Erzincanlıların acıya dirençliliğini, artık bundan sonra Erzincanlıların acıların kenti değil güzelliklerin kenti olmasını ümit ediyoruz. Partimizin üçüncü genel başkanı, Türkiye Cumhuriyet Başbakanı Bülent Ecevit’in Başbağlar sonrası o yanan konutların yeniden yapılması noktasındaki gayretlerini, buraya ilgisini yakından biliyoruz. Benim siyaset büyüğüm, hep birlikte siyaset yaptığımız dönemde, 13 yılın belki 11 yılında kendi gelen ve gelemediğinde buraya heyet yetiştiren Veli Ağbaba eşlik ediyor. Başta Veli Ağbaba’yı ve CHP’nin üçüncü genel başkanın emaneti olarak Başbağlar’a sahip çıkmayı bir vasiyete uymak olarak gördüğüm için beni Başbağlar’ın bir evladı kabul ediniz. Bundan sonra sizlere sahip çıkmaya ve sizinle birlikte olmaya devam edeceğiz. Bir kez daha başımız sağ olsun. Allah bir daha milletimize böyle acılar yaşatmasın. Acınız acımızdır. Şehitlerimiz ailelerimizin şehididir. Hepiniz bizim ailelerimizsiniz. Hepiniz saygı, sevgi, minnetle kucaklıyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu