İstanbul

Çağdaş Hukukçular Derneği: Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Hapishane Komisyonu tarafından, kuyu tipi hapishaneler ve açlık grevindeki tutsaklarla ile ilgili olarak 12 Ağustos 2025 Salı günü Baro Galata Kültür Merkezinde yapılan basın açıklamasında direnişçilerden Serkan Onur Yılmaz’ın açlık grevini ölüm orucuna çevirmesinin 275. günü nedeni ile artık kritik günlere girildiği “Halihazırda ölüm orucu ve süresiz açlık grevi yapan direnişçileri, kendilerinin ve birlikte kaldıkları arkadaşlarının kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilmesini talep ettikleri ve kabul edilebilir taleplerinin karşılanmasını Adalet Bakanlığının bu talebi göz ardı etmemesi ve ölümle sonuçlanmasına müsaade etmemesi gerektiği vurgulandı.”

Saat 13.00’de başlayan basın açıklamasında okunan basın bildirisinde şu ifadeler yer aldı.

“Kuyu tipi hapishaneler, F Tipi hapishanelerde uygulanan tecridi daha da ağırlaştıran hapishaneler olarak açılmıştır. Kuyu tipi hapishanelerde F Tipi hapishanelerin aksine hücrenin havalandırmasının olmadığı; böylece tutsakların yürüyüş yapacakları, spor yapacakları, temiz hava alacakları alanın ellerinden alındığı; sohbet hakkına, kitap yayın hakkına ciddi engellemeler getirildiği, hücrede var olan tek pencerenin ise serçe parmağın dahi geçemeyeceği kadar dar biçimde tellerle kapatıldığı bilinmektedir.

Kuyu tipi hapishanelerde bulunan üç kişilik hücrelerde yatakları ve tuvalet kapısını dahi gören kameralar bulunmaktadır. 7/24 kendilerini izleyen kamerayı kapattıkları takdirde tutsaklara soruşturma açılmakta ve disiplin cezaları verilmektedir.

F tiplerinde olduğu gibi kuyu tipi hapishanelerin de tecrit ve izolasyon temelinde şekillendiği; ailelerin, görüşçülerin dahi hapishaneye gelişlerinin zorlaştırılması amacıyla bu hapishanelerin şehrin dış bölgelerine inşa edildiği, görüşçü olmak isteyenlerin “güvenlik soruşturması” adı altında çeşitli bahanelerle engellendiği, gardiyanlarla dahi iletişim kurulmak istendiğinde tutsağın diyafona basarak metalik bir sesle iletişim kurabildiği yerler olan kuyu tipi hapishaneler, tecridi daha da ağırlaştırarak tutsakları siyasi kimliğinden koparmayı amaçlamaktadır.
İnsanın en tabii haklarına ve insanlık onuruna aykırı biçimde inşa edilen kuyu tipi hapishanelere karşı şu anda ölüm orucu ve açlık grevleri devam etmektedir.
Bugün itibariyle direnişçilerden Serkan Onur Yılmaz, ölüm orucunun 275.günündedir. Mithat Öztürk 178, Grup Yorum üyesi Ali Aracı 175, Ayberk Demirdöğen 154, Fikret Akar 134, Ümit Çobanoğlu 75; Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Fırat Kaya ise 16 gündür süresiz açlık grevindedir. 275 gündür ölüm orucunda olan Serkan Onur Yılmaz; artık yürümekte güçlük çekmekte, uyumakta zorlanmaktadır. Ellerinde, ayaklarında ve sırtında yaralar çıkan Serkan Onur Yılmaz’ın ölüm orucu sürecinin ilerlemiş olması nedeniyle ayağında da ciddi sinir ağrıları başlamış durumdadır. Halihazırda ölüm orucu ve süresiz açlık grevi direnişçileri, kendilerinin ve birlikte kaldıkları arkadaşlarının kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilmesini talep etmektedirler.
Bu talepler karşılanabilir taleplerdir. Kuyu tipi hapishanelerde yaşanan ağırlaştırılmış, tecrit, insan doğasına aykırı olup tutsaklarda ciddi şekilde fiziki ve psikolojik tahribatlar yaratacak niteliktedir. ÇHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu olarak, tutsakların direnişini sahipleniyor; kuyu tipi hapishanelerin insan doğasına aykırı olduğunu, insanın en temel haklarını gasbettiğini vurguluyoruz. Herhangi bir ölüm yaşanmadan tutsakların kabul edilebilir taleplerinin karşılanmasını ve sevklerin yapılması gerektiğini ilan ediyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu