Arzu Çerkezoğlu: Savaş artan ırkçılık, cinsiyetçilik ve ayrımcılık demektir
DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "Rusya’nın saldırılarıyla beraber ağır bir insani yıkımla karşı karşıyayız. Bu çatışmanın kaybedeni Rusya ve Ukrayna emekçileri başta olmak üzere bölge halkları olacaktır” dedi.

‘Savaşa hayır! Barış hemen şimdi’ sloganıyla DİSK, KESK, TMMOB VE TTB 04 Mart 2022 Cuma günü Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı.
Eylemde konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bir süredir Rusya ile Ukrayna arasında yapay olarak körüklenen gerilimin bir haftadır savaşa dönüştüğünü söyledi. Rusya’nın saldırılarıyla beraber ağır bir insani yıkımla karşı karşıya bulunulduğunu belirten Çerkezoğlu, “Bu çatışmanın kaybedeni Rusya ve Ukrayna emekçileri başta olmak üzere bölge halkları olacaktır” dedi.
Çerkezoğlu’nun açıklamaları şöyle:
Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım demektir. Savaş, baskı, şiddet ve sömürünün katmerlenerek artması demektir. Savaş, emekçilerin ekmeği küçülürken zenginlerin kasalarının dolması demektir. Savaş, emeğin haklarının tamamen ortadan kaldırılması demektir. Savaş, iktidarların baskı politikalarına kılıf uydurulması demektir. İnsan haklarının, hukuk ve adaletin hiçe sayılmasıdır. Savaş üzerinde yaşadığımız gezegenin, ekosistemin, doğanın tahrip edilmesi demektir. Savaş daha fazla, açlık, yoksulluk, göç ve dolayısıyla tüm boyutlarıyla sağlıksızlık demektir. Savaş artan ırkçılık, cinsiyetçilik ve ayrımcılık demektir.
Öncelikle sivillerin can güvenliğini tehdit eden ağır saldırılar sürerken, Ukrayna’yı terk etmek isteyen herkese tüm komşu ülkeler sınırlarını açmalıdır. Mültecilere sınırları kapatmak veya ırkına, kökenine, inancına göre mülteci seçmek insanlık suçudur.
Savaşı durdurmak için geç değildir. Rusya kendi halkının sokaklardan yükselen barış talebine kulak vermeli, saldırılarını derhal durdurmalıdır. Ukrayna’daki tüm yabancı güçler geri çekilmeli, Ukrayna’daki tüm halklar kendi gelecekleri hakkında silahların gölgesinden uzak bir biçimde karar verebilmelidir. Dünya ölçeğinde de tüm askeri paktlar dağıtılmalı, başka ülkelerdeki askeri varlıklar sonlandırılmalıdır. Silahlanmayı ve yayılmayı esas alan politikalarından vazgeçilmelidir.
Bu talepler doğrultusunda ülkemizi yöneten iktidarın NATO’da genişlemeye yönelik yaklaşımına itiraz ediyoruz. Savaşı değil yaşamı ve barışı savunan bizler Rusya ile nükleer anlaşmalara son verilmesini istiyoruz. Ülke kaynaklarının savaş politikaları için kullanılmasını, saldırgan devletleri vergilerimizle beslemek istemiyoruz. Farklı emperyalist projelerin ve yayılmacı hayallerin çatışması emekçilere yıkım getirmekte, dünyayı ve halkları felakete sürüklemektedir. Bizler farklı emperyalist kampların yayılmacı tezlerini, savaş gerekçelerini reddediyor, savaşsız, sömürüsüz ‘Başka bir dünya mümkün’ diyoruz.
Biz Türkiye’nin emek ve demokrasi güçleri için dünyadaki tüm dostlarımızı savaşa karşı barış, silahlanmaya karşı sosyal haklar, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı halkların kardeşliği, baskıcı iktidarlara karşı demokrasi, emeğin sömürüsüne karşı eşitlik için, ‘Başka bir dünya için’ ortak mücadeleye çağırıyoruz.”






