Gündem

Dursun Bulut: Bıkmadan “uzlaşın” demeye devam edeceğim!

“AKP halinden memnun. Kendini tartıştıracak tüm zeminleri yok etti. Emeklileri duymuyor, onları anlatanların seslerini duyurtmuyor. Üniversiteler, AKP’nin odaları haline getirildi. Boğaziçi Üniversitesi diploma töreninde, atama rektörün atadığı bölüm başkanıyla resim çektirmek istemeyen ve onur derecesiyle diploma almayı hak etmiş gencin, mezuniyet belgesi pasife alınıyor ve üniversite kampüsüne girmesi 5 yıl yasaklanıyor. Sakın ha…. daha neler demeyin, çünkü yaşandı.

Dün İstanbul sele teslim oldu. Öyle sorunları çözdük laflarıyla sorunlar çözülmüyor. Melen’de su getirdik, 2040’a kadar su sorunu kalmadı, yine artık İstanbul’da sel sorunu yaşanmayacak diyenlere sözüm şu, halkı kandırabilirsiniz ama doğayı asla. Çünkü; İstanbul’un ormanlarını yok ettiğiniz ve yerini betonlaştırdığınız sürece doğanın gazabından kurtulamazsınız. Hele baraj yaptık diyip, yeniden aynı yere baraj yapanlar: Yakalarınızı, ne ilahi adaletten, ne de halkın ellerinden kurtaramazsınız.

Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Günahı ne? Efendim, dine ve Cumhurbaşkanına hakaret etmiş. Babası 80 öncesinden teröristmiş. Bu da gösteriyor ki, ülkemizde bir tek kişinin geleceğine güvenle bakması mümkün değil. Yapıştır yaftayı, at içeri.

Artık:

Kim, özgürlüğü, demokrasiyi, hakkı, hukuku, adaleti savunuyorsa

Kim, iktidarı ve Cumhurbaşkanını eleştiriyorsa

Kim, emperyalizmi ve onun askeri gücü NATO’yu protesto ediyorsa, tutuklanmasının gerekçesi hazır, cumhurbaşkanına, yargı üyelerine, kamu görevlilerine ya da dine hakaret sayılacak.

Türkiyemiz bu durum da…

Peki muhalefet ne durum da? Onlar içindeki kavgalara gömülmüş durumdalar. Adliyelerde, ziyaretlerde, cenaze erkanlarında, hatta meydanlarda birbirlerine hakaret etmeye devam ediyorlar. Az çok CHP’nin varlığı iktidarın pervazsız davranışlarını engelliyordu. Ancak ne zaman partinin iç sorunları hasımlığa taşındıysa o zamandan itibaren, merkezi iktidarın pervasızlıkları yaşamın olağanı oldu.

Yakın gelecekte düşmanlık hukuku daha ileri boyutlara varacak. Psikanalistler, Gustave Le Bon, Sigmund Freud, Wilhelm Reich gibiler, kişilerin düşman hukuku ile beslenmesine ve kitlelerin bir parçası haline geldiğinde kişisel bilincin yerini kitlesel bilincin aldığını, duygularıyla hareket ettiklerini, eserlerinde ifade ediyorlar. Korkum o dur ki, biz kitlesel psikolojinin içerisindeyiz. Bu psikolojiyi sadece yöneticiler ajite etmiyor, parti dışındaki sol da ajite etmekte ve dolayısıyla bu kitlesel psikolojiyle her geçen gün kendimize zarar vereceğiz.

Oysaki, parti içinde ideolojik yarış olsa, demokrasi işletilse düşmanlık hukuku yerle bir olmuştu. Unutmayalım ki, bu seçim sistemiyle CHP, parçalanarak seçime girerse parçalardan birinin alacağı fazla değil %5 oy olsa bile sola geçmiş olsun….her şeye rağmen tekrar ediyorum, bir tek yolumuz var, parti içi demokrasiyi işletmek, bunu bir mutabakat metnine dönüştürmek, Eylül’de sandığı üyenin önüne getirmektir. Gerisi kendini kandırmaktır”

İnşaat Mühendisi, CHP PM eski Üyesi Dursun Bulut

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu