Gündem

Murat Bakan’dan, Mustafa Çiftçi’ye “Gülistan Doku” soruları

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Gülistan Doku soruşturması kapsamında 2020-2026 yıllarında Tunceli’de görev yapan tüm mülki idare ve kolluk amirleriyle ilgili idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi, 2020-2026 yıllarında Tunceli’de görev yapan tüm mülki idare ve kolluk amirleriyle ilgili ‘olayın aydınlatılmasını kasten veya ihmalen engellediklerinin tespit edilmesi’ amacıyla idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

CHP’li Bakan önergesinde 2024 yılında dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle verdiği önergeye gelen yanıta dikkat çekerek, “Önergemize verilen yanıtta bahsedilen kamera ve HTS kayıtlarının ‘titizlikle incelendiği’ beyanı bugün ortaya çıkan gerçeklerle çelişmektedir” dedi.

“Soruşturma kapsamında daha önce ortaya çıkmayan ya da bir şekilde tespit edilemeyen birçok detay, bilgi ve belge olarak son bir haftadır kamuoyuna yansımaktadır. ‘Ucu nereye dokunursa dokunsun failleri bulacağım’ denilen bu dosya, devletin vatandaşına borcunu ödeyip ödemediğinin dosyasıdır” ifadelerini kullanan CHP’li Bakan ayrıca önergesinde, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un üvey babası eski polis E.Y.’nin ifadesine yer vererek, söz konusu iddialarda bahsi geçen müdürler ve polislerin tespit edilip edilmediğini, bu polislerin hala görevde olup olmadığını ve haklarında idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye şunları sordu:

1- Gazeteci Tolga Şardan’ın da yazısında belirttiği gibi; Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yakın zaman kadar İçişleri Bakan Yardımcısı olan dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, şu an Antalya Emniyet Müdürü olan Ankara Emniyet Müdürü olacağı kamuoyunda konuşulan o dönemin Emniyet İstihbarat Başkanı Sabit Akın Zaimoğlu, şu anda Yalova Emniyet Müdürü olan dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen ve dönemin İl Jandarma Komutanı dahil olmak üzere; Gülistan Doku’nun kaybolduğu özellikle 2020 yılı olmak üzere, 2020-2026 yıllarında Tunceli’de görev yapan mülki idare ve kolluk amirleriyle ilgili “olayın aydınlatılmasını kasten veya ihmalen engellediklerinin tespit edilmesi” amacıyla idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa detayları nedir? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?

2- Gazeteci Tolga Şardan’ın da yazısında belirttiği gibi; dosyaya başından beri Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü çalışmış, delilleri polis toplamış, ancak savcılık Tunceli İl Jandarma Komutanlığı üzerinden soruşturmayı yürütmektedir. Bu değişikliğin, Doku Ailesi ile görüşerek sürecin belli aşamaya gelmesini sağlayan dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu ile Tunceli Emniyet Müdürü Hakan Duman’ın görevden alınması sonrasında gerçekleşmiş olması nasıl açıklanmaktadır?

3- Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un üvey babası ve Alanya’da görev yapan eski polis E.Y. ifadesinde olaydan sonra üvey oğlu Zeinal’ı emniyetten arkadaşlarına sorarak Rusya’ya gönderdiğini, dönemin Tunceli Valisi’nin Zeinal’ın geri dönmesi için girişimlerde bulunduğunu, Sonel’in, Zeinal’ın Türkiye’ye dönmesi için baskı yaptığını, ikna edilmeleri için emniyet müdürlerini evine gönderdiğini ve elden para gönderdiğini iddia etti. Eski vali Tuncay Sonel’in, Zeinal’ın Türkiye’ye dönmesi için baskı yaptığını, ikna edilmeleri için emniyet müdürlerini evine gönderdiğini ve elden para gönderdiğini; ilk talebin Asayiş müdürü E. A’dan geldiğini belirterek “Müdürümüz beni cep telefonumdan arayarak ‘Vali beyimizin selamı var, burada devlete karşı ayaklanma söz konusu, burada Zeinal’in yurtdışına kaçtığı yönünde huzursuzluklar var, Zeinal’i yurtdışından getirebilir misin?’ dedi. Ben de eşim C. ile bu konuyu konuştuk. C. ‘kesinlikle oğlumu getirmem bir şey gelir başına’ dedi. Dayımlar da hatta ‘gelmesin’ dedi. Bu arada birkaç gün içerisinde tam hatırlamadığım amirlerim ile yoğun telefon görüşmeleri de yaptım. 2-3 gün sonra Elazığ’da kaldığımız eve İl Emniyet Müdürümüz Y. D., Asayiş Müdürümüz E. A. ve yanlarında 1 ya da 2 koruma ile eve geldiler. Evde bu esnada dayım, yengem, ablam, eşim ve kardeşim vardı. Oturduk çay falan içtik, Y. Müdürümüz bana herkesin bulunduğu ortamda ‘Vali Beyin selamı var, Zeinal’i getir, hiçbir şey olmayacak, devlet zarar görmesin, Zeinal’in yurtdışına kaçırıldığını söylüyorlar, Tunceli’deki kargaşa sona ersin, sizi Antalya Belek’te bir otele yerleştireceğiz, kimsenin haberi olmayacak, Vali Bey size para yardımı da yapacak uçak bileti için’ dedi. Eşim C. bu duruma karşı çıkınca Y. müdür baya ısrar etti. Bunun üzerine E. Müdür de ‘Hiçbir şey olmayacak sizi ayrı odalarda otele yerleştireceğiz, Zeinal’in odası ayrı olacak’ dedi. Bunun üzerine eşim C. ikna oldu. ‘Tamam getireceğiz’ deyince ‘Vali bey size uçak bileti için yardımcı olacak’ dedi. Bunun üzerine bunlar gittikten sonra 1 gün sonra yine aynı adresimize Asayişden soy ismini bilmediğim H. polis yanında bir polis ile geldi ve bana “konuyu biliyorsun” diyerek zarf içerisinde tam miktarını hatırlamadığım 4000 TL civarı nakit para verdi. E. Müdür ile telefon görüşmelerimizde veya yüz yüze görüşmemizde Vali Bey ‘parayı nakit verin hesaptan göndermeyin’ demiş” ifadelerini kullandı ve ailesiyle birlikte kendilerini koruyan polislerle aylarca Alanya’da 5 yıldızlı otelde konakladıklarını, bu durumu da hep yadırgadığını ve nedenini bilmediğini anlatarak, bir süre sonra kendisine ev alıp buraya yerleştiğini söyledi. İddialarda bahsi geçen müdürler ve polisler tespit edilmiş midir? Bu polisler hala görevde midir? Haklarında idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa detayı nedir? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?

“Gülistan Doku önergemizdeki isimler bilgimiz ve rızamız dışında silinmiş!”

CHP’li Bakan, ayrıca 2024 yılında Gülistan Doku ile ilgili verdiği yazılı soru önergesinin TBMM sisteminde görüldüğü halinde bazı bölümlerinin bilgisi ve onayı dışında değiştirildiğini fark ettiklerini açıkladı. Konuyu Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a yazılı soru önergesi vererek soran Bakan, önergesinde “Meclis kayıtlarına alınması ve işleme konulması aşamasında, önerge metninde yer alan bazı kişi isimlerinin tarafıma herhangi bir bilgi verilmeden ve rızam dışında metinden çıkarıldığı görülmüştür. Milletvekillerinin yasama denetimi kapsamında sunduğu soru önergelerinin içeriğinin, önerge sahibi milletvekilinin bilgisi ve onayı dışında değiştirilmesi; hem yasama yetkisinin kullanımına müdahale hem de Meclis denetim fonksiyonunun zayıflatılması anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.

CHP’li Bakan, Numan Kurtulmuş’a sordu

1- Söz konusu soru önergemde yer alan bazı isimler hangi gerekçe ile, kim veya hangi birim tarafından metinden çıkarılmıştır?

2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bünyesinde, milletvekillerinin sunduğu soru önergelerinin içeriğinde değişiklik yapma yetkisi hangi mevzuata dayanmaktadır?

3- Bir milletvekilinin bilgisi ve onayı olmaksızın önerge metninde değişiklik yapılması hukuken ve idari olarak hangi çerçevede değerlendirilmektedir?

4- Söz konusu isimlerin metinden çıkarılması talimatı verilmiş ise, bu talimat kim tarafından ve hangi gerekçeyle verilmiştir?

5- Daha önce benzer şekilde milletvekillerinin verdiği soru önergelerinde içerik değişikliği yapıldığı işlemler bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise bunların sayısı ve gerekçeleri nelerdir?

6- Bu uygulama, yasama faaliyetlerinin şeffaflığı ve milletvekillerinin denetim hakkı açısından nasıl açıklanmaktadır?

7- İlgili soru önergesinin orijinal hali ile TBMM kayıtlarına alınması ve işleme konulması yönünde bir düzeltme yapılacak mıdır?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu