Asu Kaya: Bizim terazimiz şaşmaz; mağdurun yanında, failin karşısındayız!

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, “Bizi yargıyla susturamazsınız, baskıyla yıldıramazsınız! Oya Tekin ve tüm tutuklu yol arkadaşlarımız özgür kalana kadar susmayacağız!” dedi.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıl dönümünde, bir yıldır tutuklu yargılanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin için Adana’daydı. Yaşar Kemal Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen iradeye saygı buluşmasında konuşan Kaya, “Halkın gönlünde taht kuranları, sandıkta yenemeyenler; yargıyı araç olarak kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Oya Tekin’in kadın mücadelesinden gelen emeğine ve Seyhan halkının iradesine vurgu yapan Kaya, tutukluluk sürecini bir “irade gaspı” olarak nitelendirdi. Kaya, “İçeride sadece Oya Başkan yok, evlatlarından koparılan anneler, haksızlığa uğrayan bir halk iradesi var. Bu bir vicdan meselesidir. Bu zulme hukuk diyemezsiniz” dedi.
Gündemdeki konulara da değinen Asu Kaya, CHP’nin siyasi etik konusundaki tavizsiz duruşunu hatırlattı. Uşak Belediyesi örneği üzerinden partinin derhal disiplin mekanizmalarını işlettiğini belirten Kaya, iktidarın kendi içindeki skandallar karşısındaki sessizliğini eleştirdi: “Kendi yandaşlarınızda skandallar çıkınca susuyorsunuz, konu CHP olunca bağırıyorsunuz. Bizim için mağdurun partisi ya da kimliği olmaz; biz her türlü şiddetin ve haksızlığın karşısındayız!”
Kadın cinayetlerinden çocuk istismarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştiren Kaya, kadınların yaşam hakkı için verilen mücadelenin süreceğini belirterek, “Biz siyaseti insan onurunun önüne koymayız. Fail kim olursa olsun karşısında, mağdurun yanında dururuz” diye konuştu.
Konuşmasında Giresun’da şüpheli bir kazada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Tuana’ya da değinen Kaya, kadın ve çocuk hakları mücadelesinin partiler üstü bir haysiyet mücadelesi olduğunu belirtti.
“Kim olursa olsun, hangi koltukta oturursa otursun, o karanlığı aydınlatacağız. Tuana’nın davasının sonuna kadar takipçisiyiz” sözleriyle adaletin herkes için eşit işlemesi gerektiğini hatırlatan Kaya şunları söyledi:
‘’Burada bulunan her bir yürekli kadın, her bir onurlu insan; her biriniz hoş geldiniz, her birinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün burada, bir haksızlığa, bir adaletsizliğe, bir vicdan yarasına ses olmak için, Oya Tekin Başkanımız için toplandık. Oya Başkan’ı iyi tanıyoruz! Kadın kollarımızda yetişmiş, kadın mücadelesinin en ön saflarında olmuş bir mücadele kadınıdır o! Sokak sokak çalışan, kapı kapı gezen, her bir kadına dokunan, bu partinin sorumluluğunu omuzlayan bir yol arkadaşıdır! Ve Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıdır!
Peki Oya Başkan bugün neden tutuklu, biliyor musunuz? Çünkü halkın gönlünde taht kuranları, sandıkta yenemeyenler; yargıyı araç olarak kullanıyorlar. Hizmetiyle, projeleriyle, dürüstlüğüyle var olamayanlar; çareyi tutsak etmekte arıyorlar!
Buradan sesleniyorum onlara: Siz sadece Oya Tekin’i değil; bir kadının emeğini, bir kentin iradesini, kadınların siyasette var olma mücadelesini hedef alıyorsunuz! Bu bir hukuk meselesi değil, bu düpedüz bir siyasi operasyonudur! Bu açık bir irade gaspıdır! Ama bilin: Ne Oya Tekin’i susturabilirsiniz, ne de bizleri!
Bakın içeride sadece Oya Başkan yok. Bugün içeride evlatlarından koparılan, çocuğunun kokusunu duyamayan anneler var! Gece başını yastığa koyduğunda “Çocuğum şimdi ne yapıyor?” diye kahrolan kadınlar var! Bunun adı vicdansızlıktır! Bunun adı zulümdür! Ve siz buna hukuk diyemezsiniz!
Bugün, 31 Mart seçimlerinin ikinci ve 19 Mart darbesinin birinci yıl dönümünde bir gerçeği özellikle vurgulamak isterim: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, Cumhuriyet Halk Partisi; yerelde kanıtladığı başarısı ve iradesiyle Türkiye’nin birinci partisidir! Her türlü yargı ve algı operasyonlarıyla bunu değiştirmeye çalışanlar var. Ama biz asla izin vermeyeceğiz! Bizim gündemimiz nettir! Bu ülkede her gün en az üç kadının öldürüldüğü, kadının yaşam hakkının yok sayıldığı, varlığının inkâr edildiği bir kara düzenle mücadele etmektir! Kadınların ya “anne” rolüne sıkıştırıldığı, ya da ucuz, güvencesiz, kayıt dışı emeğe mahkûm edildiği, erkeğe tabi kılınmak istendiği bir anlayışa karşı durmaktır! Eğitimden koparılan kız çocukları için mücadele etmektir! Erken yaşta evliliklere karşı durmaktır! Ve ne yazık ki bu ülkede, Meclis’te temsil edilen bir partinin “kadınlar sahiplendirilmelidir” diyebildiği bir zihniyetle hesaplaşmaktır!
Bizim mücadelemiz; kadınların eşit, özgür bireyler olarak yaşadığı, şiddetin her türlüsünden kurtulduğu, faillerin etkin şekilde yargılandığı ve cezalandırıldığı bir ülkeyi yeniden inşa etmektir. Ve bu mücadeleyi kimden ve nerden gelirse gelsin amasız fakatsız devam ettirmektir.
Biz kadınlar bu ülkede var olma ve haysiyet mücadelesi veriyoruz. Bu ülkenin kadınlarına yanlış yapan her kim olursa olsun cezasını çekmelidir.
Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olarak enerjimizi bu mücadeleye harcıyoruz! Ama ne yazık ki, siyaseti ilke ve etik üzerinden değil, baskı ve algı üzerinden kuran bir anlayışla karşı karşıyayız! Şimdi o anlayışa sesleniyoruz: Kendi yandaşlarınızda skandallar ortaya çıktığında susuyorsunuz! Kafayı kuma gömüyor, görmezden geliyorsunuz! Üstünü örtüyor, basını susturuyorsunuz! Hatta gizlilik kararlarıyla gerçekleri karartıyorsunuz! Kadınlar katledilirken susan siz; nefesi kesilen, hesap soran biz! Şimdi ise konu Cumhuriyet Halk Partisi olunca çıkmış, avazınız çıktığı kadar bağırıyorsunuz! Soruyorum: Dün sustuğunuz yerde bugün nasıl bağırıyorsunuz? Samimiyet dediğiniz bu mu? Buradan çok açık söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi için, bizim için mağdur edilen insanın, kadının; partisi, kimliği olmaz! Şiddet faillerinin de kimliği olmaz! Hangi partiden olursa olsun zerre umurumuzda değil!
Bizim için önemli olan tek şey o kadına ne yaşatıldığıdır! O çocuğa ne yapıldığıdır! Çünkü biz, siyaseti insan haysiyetinin önüne koymayız! Çünkü biz, kadının yaşam hakkını her şeyin üstünde tutarız! Biz kim olursa olsun, failin karşısında, mağdurun yanında dururuz! Bizim partimiz, tüm şartlarda, her konuda şeffaflık ve siyasi etik ilkelerini, hukuk ve kişi haklarını gözeterek karar almış, hareket etmiştir. Uşak Belediyesi’ndeki gözaltı sürecinden sonra basına yansıyan durumları, bu milletin eli vicdanında olan her ferdi gibi kabul etmek asla mümkün değildir. Milletin vicdanındaki hassas adalet terazisinde de yerini bulmuştur. Merkez Yönetim Kurulumuzca Parti Tüzüğü ve Disiplin Yönetmeliği derhal işletilmiş, gereken yapılmıştır. Bu süreci Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel en içten şekilde milletin önünde dile getirmiştir. Bizim de terazimiz her zaman olduğu gibi şaşmamıştır.
Toplum olarak, siyasetçiler olarak, her şeyden önce bir kadın olarak dileğimiz ve umudumuz odur ki tüm siyasi partilerin benzer durumlarda aynı etik duyarlılık ve özenle davranmasıdır. Bakın bizim için o gün de dayanışmamızı gösterdiğimiz, ayrımcılığa maruz kalan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Başkan da aynıdır! Giresun Görele’de tacize uğrayan 16 yaşındaki evladımız Tuana da bizim için aynıdır! Ama maalesef Tuana’yı iki gün önce şüpheli bir trafik kazasında kaybettik. Buradan Tuana’ya Allahtan rahmet; ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak Tuana’nın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesinin sonuna kadar takipçisi olacağız! Kim olursa olsun, hangi koltukta oturursa otursun, o karanlığı aydınlatacağız! Çünkü biz, mağdurun yanındayız! Çünkü biz, adaletin tarafındayız!
Vicdandan bahsedenler, ahlaktan bahsedenler; önce Silivri’ye bakacaklar! Suçsuz yere bir yıldır hukuksuzca parmaklıklar ardında tuttukları, yavrularını annesiz, yuvalarını sahipsiz bıraktıkları o kadınların gözlerine bakacaklar. Ancak o zaman dayanışmadan bahsedecekler. Siyasi darbe ile tutukladığınız her kadın, bu ülkenin onurudur, vicdanıdır. Tutukladığınız her belediye başkanı, halkın iradesidir! Ve biz o iradenin arkasındayız! Milyonlarla birlikte bir yıldır meydanlarda omuz omuzayız. Bizi yargıyla susturamazsınız! Bizi baskıyla yıldıramazsınız! Bizi korkutamazsınız! Oya Başkanımız ve tüm tutuklu yol arkadaşlarımız özgür kalana, adalet yerini bulana kadar susmayacağız. Zulmünüzle bizi sindiremeyeceksiniz. Çünkü biz haklıyız ve biz kazanacağız!’’






