Gündem

Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması… Özgür Çelik: Korku duvarları yıkılmıştır

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Toplumu 360 derecelik bir saldırı altına alarak korkutmaya, sindirmeye, susturmaya çalışanlar var. Biz korkuyu Saraçhane’de gençlerle, kadınlarla ve siz sizlerle yendik. İstanbul Üniversitesi’nde barikatları aşan gençlerle o korku duvarları yıkılmıştır. O korku duvarları Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir ekmek ve özgürlük mücadelesi veren Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’le, 12 metrekare hücresinde dimdik duran Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile yıkılmıştır” dedi. 

CHP, İstanbul Halkalı’da Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde “Benim Adım Özgürlük ‘Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması’” programı düzenledi. Programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve sanatçılar katıldı. CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun da mesajının okunduğu etkinlikte Özgür Çelik konuşmasına ‘Ahmet Arif’in dizeleriyle başladı. Tutuklu belediye başkanlarını tek tek selamlayan Çelik şunları söyledi:

“19 Mart’tan bugüne İstanbul’un meydanlarında bir tarih yazdık

“‘Bir de kuşlar var, Hakim Bey, Her şeyin başı onlar. Onlar özgürlüğü koyuyor insanların kafasına’. Ahmet Arif’in bu dizeleri bu dünyada bin yıllara dayanan bir hikayeyi barındırıyor. Özgürlük 1789’da meydanlardaydı. Fransız bir halkın öfkesinde yükseldi. Rus bir işçinin yumruğunda güçlendi. Özgürlük Gandhi’nin sessiz yürüyüşüne tutundu. Mandela’nın hücre penceresinden gökyüzüne baktı. Mustafa Kemal’in at sırtında kurduğu Cumhuriyet’in umudunda soluk aldı özgürlük. Özgürlük bu topraklarda 15-16 Haziran’da fabrika kapısından sokaklara taştı. Madenci yürüyüşünde toz duman içerisinde yürüdü. 8 Mart’ta kadınların meydanlara çıkışında parladı. Gezide milyonların omuzunda nöbet tuttu. Saraçhane’de ise gençlerin omuzunda barikatları açtı özgürlük. Özgürlük bir isim değil. Bir hak, bir itiraz bir dayanışma özgürlük, insanın insana sahip çıktığı her andan doğar özgürlük. Bugün buradayız çünkü 19 Mart’tan bugüne İstanbul’un meydanlarında bir tarih yazdık. Bugün de 19 Mart’ın 1. yılında sanatın, sözün ve özgürlüğün buluşmasındayız. Mücadelemizin öncüsü Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel Cumhuriyetimizin kararlı neferle değerli yol arkadaşlarım, hepiniz özgürlüğün buluşmasına hoş geldiniz. Değerli dostlar, kalbimiz 12 metrekare hücrelerinde zulme karşı direnen yol arkadaşlarımızla birlikte atıyor.

“Ben 12 metrekarelik hücremde sarayında yaşayanlardan daha özgürüm diyen Ekrem İmamoğlu’na buradan selam olsun”

Ben 12 metrekarelik hücremde sarayında yaşayanlardan daha özgürüm diyen ve 12 metrekarede dimdik ayakta duran Ekrem İmamoğlu’na buradan selam olsun. Ağır sağlık sorunlarına rağmen kendisine zulüm yapılıyor. Buradan Antalya’ya Muhittin Böcek başkana selam olsun. Sadece ve sadece öğrencilere burs verdiği ve halkçı belediyecilik yaptığı için tutsak edilen Bolu Belediye Başkanımız Tanju Özcan’a, Köroğlu diyarına buradan selam olsun. Ailesinden 600 km öteye sürülen ağır sağlık sorunlarına rağmen zulüm edilen benim güler yüzlü abim Mehmet Murat Çalık’a buradan selam olsun. 12 metrekare hücresinde türlü baskılara rağmen dimdik ayakta ayakta duran sevgili dostum kardeşim Rıza Akpolat’a buradan selam olsun. ‘AK Parti’ye katıl yoksa tutuklanacaksın’ dediler. Onlara dedi ki: ‘Ben terzi fikrinin geleneğinden geliyorum. Ben onurumu, haysiyetimi, şerefimi satmam ben Cumhuriyet Halk Partiliyim’ diyen Hasan Mutlu’ya buradan selam olsun. Şu anda Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde İstanbul’da bir yargı düzeni oluşturdular ve yurdun dört bir yanından belediye başkanlarımızı İstanbul’a getiriyorlar. Buradan Uşak Belediye Başkanımız Özkan Yalım’a selam olsun.

“Gözaltına alındığında Galata Kulesi Gezi Parkı ağladı”

2024 seçimlerinde imkansızı başardı, zor olanı kazandı, genç yaşında büyük bir hikaye yazdı. Gazi Osmanpaşa’nın seçilmiş Belediye Başkanı kardeşim Hakan Bahçetepe’ye selam olsun. Gözaltına alındığında Galata Kulesi Gezi Parkı ağladı. Beyoğlu Belediyesi’nin önünde Beyoğlu’nu komşuları onun için gözyaşı döktü. Beyoğlu’nun halkçı Belediye Başkanı İnan Güney’e buradan selam olsun. Kişi başına düşen yeşil alan miktarı 0,7 olan bir yerde sırf Şişli’de rantçılara izin vermediği için tutsak edilen Resul Emrah Şahan’a selam olsun. Uzun yıllar sonra Şile’de bir hasrete son verdi. Şile’nin seçilmiş belediye başkanı genç kardeşimiz Özgür Kabadayı’ya buradan bir selam olsun. Genç yaşında çok büyük başarılar elde etti. Hem partimize hizmet etti, hem seçildikten sonra Avcılar’a hizmet etti. Canım kardeşim Utku Caner Çaykara’ya buradan selam olsun. Tutuklandı, yargılandı, serbest bırakıldı, sadece ve sadece Şile Belediyesi’ne çökmek için üstelik içeriden uğradığı bir ihanetle yeniden tutsak edildi. Deneyimli başkanımız Alaattin Köseler’e buradan selam olsun, Beykoz Belediye Başkanı.

“Yılmaz Büyükerşen ile Hasan Akgün bir araya gelsin bu kitabı onlar yazarlar”

Türkiye’de belediyeciliğin kitabı yazılsın deseler, herhalde derler ki Yılmaz Büyükerşen ile Hasan Akgün bir araya gelsin bu kitabı onlar yazarlar. Yerel yönetimler duayeni Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün’e buradan selam olsun. Kıymetli başkanlarımız, biri milletvekilimiz, birisi parti meclisi üyemiz, Aykut Erdoğdu’ya ve Baki Aydöner’e buradan selam olsun.Türkiye’de belediyeciliğin kitabı yazılsın deseler, herhalde derler ki Yılmaz Büyükerşen ile Hasan Akgün bir araya gelsin bu kitabı onlar yazarlar. Yerel yönetimler duayeni Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün’e buradan selam olsun. Adana’nın seçilmiş belediye başkanları Oya Tekin’e, Kadir Aydar’a buradan selam olsun. Dedim ya İstanbul yargı düzeni diye tıpkı Adana’daki başkanlarımız gibi Kuşadası’ndan onu buraya getirdiler. Ailesinden kilometrelerce uzakta zulüm ediyorlar. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel yarın Kuşadası’nda olacak. Buradan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e selam olsun. Ve tabii gezi tutsaklarına, yol arkadaşımız Tayfun Kahraman’a, Can Atalay’a ve tüm gezi tutsaklarına burada yurdun dört bir yanında tutsak edilen tüm siyasi tutsaklara, onurlu Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına, onurlu belediye emekçilerine buradan selam olsun. Tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Alican Uludağ’a, tüm gazeteci tutsaklara buradan selam olsun.

“Toplumu 360 derecelik bir saldırı altına alarak korkutmaya, sindirmeye, susturmaya çalışanlar var”

Bugün zorba bir yönetim sadece Silivri’yi değil ülkemizin dört bir yanını görünmez hücrelerle donattı. Bugün ülkemizde hayalleri mülakatlarla çalınan gençler, sesleri şafak operasyonlarıyla boğulmaya çalışan gençler ne yazık ki özgür değiller. Sahneleri yasaklanan, konserleri iptal edilen sanatçılarımız özgür değiller. Akademisyenler bugün özgür değiller. Gazeteciler özgür değiller. Gerçekleri yazan halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler uydurma kumpaslarla susturulmak isteniyor. Sendikacılar özgür değil. Emeğin hakkını arayan işçiler, emekçiler, memurlar özgür değil. Kadınlar özgür değil. Kadınlar sokakların güvenli olmadığı, kazanılmış haklarının her gün saldırıya uğradığı bir düzende yaşamak zorunda kalıyorlar. Ancak bu böyle gitmeyecek. Biliyoruz kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Biliyorum bu mücadelede zaman zaman sizler sabırsızlanıyorsunuz. Bir an önce gün doğsun istiyorsunuz. Bir an önce bu devran dönsün istiyorsunuz. Ve biliyorum çok heyecanlısınız, umutlusunuz, inançlısınız ama aynı zamanda içinizde bir güvercin tedirginliği var. Umudunuzu kırmaya çalışanlar var. Bizi korkutmaya, sindirmeye, susturmaya çalışanlar var. Toplumu 360 derecelik bir saldırı altına alarak korkutmaya, sindirmeye, susturmaya çalışanlar var. Ancak biz korkuyu yendik. Biz korkuyu nasıl yendik biliyor musunuz? O korku duvarları nasıl aşıldı? Biz korkuyu Saraçhane’de gençlerle, kadınlarla ve siz sizlerle yendik. İstanbul Üniversitesi’nde barikatları aşan gençlerle o korku duvarları yıkılmıştır. O korku duvarları Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir ekmek ve özgürlük mücadelesi veren genel başkanımız Sayın Özgür Özelle yıkılmıştır. Ve o korku duvarları 12 metrekare hücresinde dimdik duran Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile yıkılmıştır.

“Bundan sonra vakit özgürlüğün vaktidir”

Ve bundan sonra vakit özgürlüğün vaktidir. Bu aşamadan itibaren özgürlüğü kazanma vakti, adaleti, demokrasiyi bu topraklarda egemen kılma vaktidir. Sadece zindanlarında haksız tutulan yol arkadaşlarımız için değil, ülkemiz için, ülkemizde yaşayan 86 milyon için özgürlüğün vaktidir. Herkesin özgür olduğu, demokratik bir cumhuriyeti hep birlikte yeniden inşa edene kadar asla mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bir milim geri adım atmayacağız, kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Hani diyor ya şair; ‘Yetsin demir çağının beyliği, yeni bir gün başlıyor demek, yeryüzünde korkusuz yaşamak, 86 milyon kişiye bir ülke, 86 milyon kişiye ekmek, yazık olur bu düş yarım kalırsa, barış günü insan hakkı yenirse Köroğlu’nun sözü dinlenmelidir, Sivas ilinin Banaz köyünden Pir Sultan Abdallar dirilmelidir.’ Mücadelemiz bu topraklarda 86 milyona ekmeğin eşit bölüşülmesinin mücadelesidir. Mücadelemiz adaletin, demokrasinin ve özgürlüğün mücadelesidir ve biz bu mücadeleyi kazanacağız, hak kazanacak, halk kazanacak ve güzel Türkiye’miz kazanacak”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu