Diploma davasında salon gerginliği… Ekrem İmamoğlu rest çekti! Duruşma 8 Aralık’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, üniversite lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin, ‘Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik’ suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talebiyle tutukluluğunun 216. gününde ikinci kez hakim karşısına çıktı.
İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşma salonunun küçük olduğu gerekçe gösterilerek avukatlar, basın mensupları ve milletvekilleri salona alınmadı. Bunun üzerine kapı önünde protesto düzenlendi. Avukatlar yaklaşık yarım saatlik mücadelenin ardından barikatı aşıp kapıya ulaştı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de avukatlarla birlikte barikatı aşanlar arasındaydı. Ayrıca İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de içeri giremediği, CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın’ın hakimle konuşmak için binaya girdiği aktarıldı.
Avukatlar duruşma salonunun daha büyük bir salona alınmasını talep etti. Avukatlar ve hakim arasında tartışma çıktı. Hakim duruşma salonundan ayrıldı. Daha sonra geri geldi. İtirazların ardından duruşma salonu değişti. Salon değişikliği sırasında yaşanan gerilim nedeniyle İmamoğlu ve avukatları duruşmaya katılmama kararı aldı.
Ardından hakim, İmamoğlu’nun getirilmesini istedi. Bunun üzerine İmamoğlu duruşmaya katıldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti duruşmayı 8 Aralık‘a erteledi. Bir sonraki duruşma yine Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda yapılacak.
“Ekrem İmamoğlu, alkışlar eşliğinde salona girdi”
Ekrem İmamoğlu, alkışlar eşliğinde salona girdi. Duruşmada sadece müdafi avukat Nusret Yılmaz yer aldı. Diğer avukatlar ise salon dışında kaldı.
Salonu terk eden CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, İmamoğlu’nun salona getirilmesiyle yeniden salona döndü.
Hakim, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın duruşmaya müdafi olarak fiziksel şekilde katılma talebini reddetme gerekçesini şu şekilde açıkladı:
“Avukatlık Kanunu’nun 42. Maddesi kapsamında detaylı incelemeler yaptık. Duruşmada hazır bulunarak savunma yapmak sanığa ait bir hak. Sanığın hazır bulunması bu hakka dayanıyor. Biz bir avukatın tutuklu bulunması halini, savunmamın serbest olması ilkesiyle bağdaşmadığını değerlendirdik. Bu kanıyla sanık müdafinin bu oturumda bulunması kararından vazgeçtik.“
İMAMOĞLU, AVUKATLARIN İÇERİ ALINMAMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Hâkimin, mahkemede izinsiz görüntü alınması ve avukat Mehmet Pehlivan’ın davaya SEGBİS ile katılmasının reddedilmesine yönelik yaklaşık bir saat süren açıklamasının ardından İmamoğlu’na söz hakkı verildi.
İlk olarak yargı süreçlerindeki adaletsizliklere ve avukatlara gösterilen muameleye dikkat çeken İmamoğlu, ayrıca salon değişikliğinin geç haber verilmesi nedeniyle çıkan arbedede avukatlarının içeri girememesine de tepki gösterdi.
İmamoğlu, 10.30 civarında salona geldiğini ve kapıda jandarma ile yaşanan arbededen saat 12.30 civarında haberdar olduğunu belirterek, “Süreçten habersiz şekilde iki saat bekletildiğim yer çok da beklenilecek bir yer değildi. Daha önceden bilgilendirilmemiz gerekirdi” dedi.
İMAMOĞLU: YARGILAMA ERTELENSİN
Dört müdafinden üçünün salonda olmaması gerekçesiyle savunma yapmak istemediğini belirten İmamoğlu, yargılamanın ertelenmesini istediğini söyledi.
Ekrem İmamoğlu kürsüde şu ifadeleri kullandı:
“Duruşma başlayana kadar üç saat buz gibi bir odada bekletildim. Sadece ben değil jandarma kardeşlerimin de benimle orda beklemesi pek de uygun bir muamele değildi.
Şüpheniz olmasın. İzahınızı ve hassasiyetinizi dikkatlice dinledim. O çemberin dışında yaşananlar, burada bulunan müdafilerim başta olmak üzere avukatları ilgilendiren konularda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca çok fazla şikayetlerle karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir.
Belki de gelmiş geçmiş Türkiye’nin en absürt davası. Yıllar boyunca da konuşulacak. 35 yıl önce yaptığım geçişte tek bir evrakın dahi sahte olmadığı bir absürt mahkeme. Çok zor bir ortamdayız. Daha hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum. ‘Yıllık izindeydim, başka salonları gördüm’ demeniz önemli ama dünyanın dalga geçtiği evrakta sahtecilik davasında Ekrem İmamoğlu’nun ve müdafilerinin daha önce bilgilendirilmesi gerekirdi. Bayılan avukat oldu, insanların o duruma düşmesine gerek olmazdı. Sadece bir müdafiim burada şu anda. Bu yargılamanın ertelenmesi gerektiği talebini size iletmek isterim. Yaklaşık 10 aya yakın mahkemeye muhatap hâldeyim.
Tutuklu bulunan müdafi Mehmet Pehlivan’ın benim adil yargılanma hakkımın da elimden alındığı şekliyle haksız yere tutuklandığını düşünüyorum. 8 aya yakın bir süredir tümüyle yargı tacizi altında, tümüyle hukuksuzluklarla dolu, sabah eve baskın yaparak zor bir dönemin içerisindeyiz. Bizim bugün yapılacak davamızdan salonla ilgili bu sabah haberdar olduk. Cumadan bize ulaşan bir detay olmadı. Bugün gelen kalabalık bir avukat, seyirci kitlesi var. En dar salona alınmasına karşı da içeri giremeyen avukatlarımız oldu. Hasan Fehmi Demir, Tora Pekin ve Fikret İlkiz. Ekip çalışması yapılıyordu.“
İMAMOĞLU VE AVUKAT YILMAZ’DAN EK SÜRE TALEBİ
İmamoğlu ve müdafi Nusret Yılmaz’ın kısa konuşmalarının ardından savcıya söz verildi. Savcı, diploma iptaline ilişkin idare mahkemesinde görülen davanın kesin sonucunun beklenmesi ve yargılamanın öyle devam etmesi yönünde görüş bildirdi.
Hakim, bu talebe karşılık İmamoğlu’na söz verdi. İmamoğlu ve avukatı Nusret Yılmaz, salonda İmamoğlu’nun 3 müdafisinin olmaması ve “avukatların koordineli çalıştığı” gerekçesiyle davanın devamı için ek süre talebinde bulundu.
Hakim, İmamoğlu’nun talebi üzerine, “Sizi bir şey söylemeye zorlayamayız ama tutumunuzu makul bulmuyorum” dedi.
İmamoğlu da hakime, “Makul bulmamanızı da ben anlıyorum. Yargının uzamaması konusundaki hassasiyetinizi önemsiyorum. Ama bugün yaşanan ortamdan da üzüntü duyuyorum. Ben de 3 saattir aşağıda buz gibi bir ortamda durdum. Bunun da çok zor olduğunun altını çizmek isterim” diye karşılık verdi.
Müdafi avukat Nusret Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye gündemini yakinen ilgilendiren bir davanın duruşmasının ilgiye mahzar olacağı aşikardır. Geçen celsenin kalabalık olması da bunun bir tezahürüdür. Duruşmanın küçük bir salona alınması ve daha sonra değiştirilmesi, avukatların salona girememesi, güçlünler çıkarılması sebebiyle bir tepki gösterilmiştir. Savunma olarak amacımız adaletin gerçekleşmesi. Biz savunmayı bir bütün halinde hazırladık. Delillerin değerlendirilmesi aşamasının başka bir celsede gerçekleşmesini talep ediyoruz.”
Ara karar öncesi duruşmaya ara verildi.
DURUŞMA 8 ARALIK’A ERTELENDİ
Yaklaşık 45 dakikalık aradın ardından İmamoğlu’nun diploma davasında ara karar verildi.
Dava 8 Aralık Pazartesi saat 11.00’e ertelendi. Gelecek oturumda dosyaya dair delil ve iddiaların okunmasına devam edilecek.
İddianamede, İmamoğlu’nun Kıbrıs’ta öğrenim gördüğü Girne Amerikan Üniversitesi’nin (GAÜ) 1990 yılında YÖK tarafından tanınan bir üniversite olmadığı belirtildi.
O yıllarda Kıbrıs’ta faaliyet gösteren kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığı, ancak “yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak arttırıldığı” iddia edildi.
İddianamede, İmamoğlu’nun “resmi belgede sahtecilik” suçunu “zincirleme şekilde” işlediği savunuldu. İddianamede, yatay geçiş için gerekli evrakın “şeklen doğru ancak içerik bakımından sahte” olduğu iddia edildi.






