İstanbul

İBB soruşturmasında 2 kişi daha “etkin pişmanlıkla” serbest…

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü İBB soruşturmasında tutuklanan eski CHP Şişli Meclis Üyesi Umut Şenol ile iş insanı Berat Çağrı Kapki, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itirafçı oldu. İki isim de 27 Haziran’da adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Şenol, 23 Mart’ta “rüşvet vermek” ve bir suç örgütüne üye olmakla suçlanarak tutuklanmıştı. Daha önce tahliye olan Ali Nuhoğlu ile Süleyman Atik’in ardından bu iki isim de aynı yolla serbest bırakıldı. Şenol’un, soruşturmaya katkısı dikkate alınarak savcılığa ek ifade verdiği, ihaleye katılmadığını belirttiği ve yurt dışına çıkışı yasaklayıcı adli kontrollerle serbest bırakıldığı açıklandı.

Etkin pişmanlıktan faydalanlanmak isteyen eski CHP Şişli Meclis üyesi Umut Şenol’un ifadesi:

“Ben daha önce vermiş olduğum ifademe ek olarak beyanda bulunmak istiyorum. 2016 senesinde Amerikalılardan Clear Chanel isimli şirketi satın aldım. Satın aldıktan sonra ismini Core Medya olarak değiştirdim ve açık hava reklam sektöründe faaliyet göstermeye başladım. O günden bugüne kadar da Core Medya isimli şirketimle açık hava reklam sektöründe faaliyet göstermekteyim.

Şirketi satın aldıktan birkaç ay sonra yüzde 27’sini Nihat Karahan’a, yüzde 27’sini Olçok grubuna, yüzde 26’sını da İrfan Karakaş’a sattım. Dolayısıyla benim sadece yüzde 20 oranında bir hissem bulunmaktadır.

Bu şirketin halihazırda 2008 senesinden 2019’a kadar İBB’den alınmış metrobüs durak ve raketlerine ilişkin alınmış reklam alanlarına ait sözleşmesi mevcuttu. Ben de bu şirketi satın aldıktan sonra bu sözleşme de dolayısıyla devam etti. Bu bahsettiğim sözleşme Söğütlüçeşme’den Avcılar’a kadar olan kısmı içeriyordu. 2012 senesinde de Avcılar’dan Beylikdüzü’ne olan kısım için Kültür AŞ ile imzalanan ve 2022’de sona erecek olan ayrı bir sözleşme daha mevcuttu.

2019 senesinin Temmuz ayında Urbanmedia isimli şirketin ortağı olan Hüseyin Seçkin beni arayarak metrobüs hatlarındaki bu reklam alanlarını kendisine devretmem gerektiğini söyledi. Bunun üzerine kendisiyle hemen yüz yüze buluştuk. Bu buluşmamızda bana “Urbanmedia’daki gizli ortağım Fatih Keleş’tir. O yüzden burayı bize devretmek zorundasın, git derdini Fatih Keleş’e anlat. O zaman Fatih Keleş’in kim olduğunu anlarsın” dedi. Ben de bunun üzerine Fatih Keleş ve ben de meclis üyesi olduğumuzdan dolayı İBB’de buluştuk. Ben de durumu kendisine söylediğimde bana burayı Urbanmedia’ya vereceksin minvalinde konuştu.

Bunun üzerine Kültür AŞ genel müdürü Serdal Taşkın’la konuşmaya Kültür AŞ’ye gittim. Sözleşmenin süresinin 2022’de biteceğini, İBB’yle imzalanan Söğütlüçeşme ve Avcılar arasını kapsayan kısımla Avcılar ve Beylikdüzü arasındaki kısmın birlikte yürütülmesi gerektiğini, CHP’li olduğumu, meclis üyesi olarak görev yaptığımı, neden böyle bir muameleyle karşılaştığımı söylediğimde bana ‘konuyu İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bildiğini, burayı Urbanmedia’ya devretmem gerektiğini, Beylikdüzü döneminden bu yana işleyen bir SİSTEM olduğunu ve SİSTEM’in böyle bir karar aldığını‘ bana söyledi.

Core Medya’daki ortaklarımla durumu istişare ettik ve bana İBB’yle bir çekişme içine girmemizin iyi olmayacağını ve geri adım atmamızın faydalı olacağını belirttiler.

Söğütlüçeşme ile Avcılar arasını kapsayan kısım için İBB ihaleye çıktı ve bu kısmı Kültür AŞ’ye ihale etti. Kültür AŞ’de davet usulüyle bu işi direkt olarak Urbanmedia’ya verdi. Bu reklam alanının İBB tarafından Kültür AŞ’ye ihale edilmesinin nedeni Urbanmedia’nın İBB’nin yapacağı ihalede yeterlilik şartlarını taşımayacağından dolayı yani işin Urbanmedia’ya verilmesi adına planlanan bir formüldür.

Kültür AŞ tarafından yapılan bu davet sürecinde ben Kültür AŞ genel müdür Serdal Taşkın’ın Kültür AŞ’de bulunan ofisine gittim. Orada yetkilisi olduğum Core Medya’nın da davet edilmesini, Urbanmedia’nın verdiği kira bedelinin yıllık 500.000,00 USD fazlasını vereceğimi söylememe rağmen Serdal Taşkın bana “Umut sen konuyu anlamıyorsun, burası Olay TV’nin finansmanında kullanılacak. O nedenle burayı Core Medya’nın alma ihtimali yok” dedi.

Serdal Taşkın’la yaptığım bu görüşme sonrası 2019’un sonlarında Murat Ongun’u telefonla aradım. Kendisine “Ben de İBB meclis üyesiyim. Neden bu yerleri benden alıyorsunuz ve yeni iş için neden beni davet etmiyorsunuz” diye sorduğumda bana “Serdal Taşkın sana doğru söylemiş, bu SİSTEMin kararıdır. Sen de buna uyacaksın” dedi. Ben de Murat Ongun’a aynı görüşmede bana bu yapılanlardan Ekrem İmamoğlu’nun haberinin olup olmadığını sorduğumda bana bilgisi var dedi.

Böylece biz İstanbul’un omurgası olarak geçen şirketin de en değerli kontratı olan metrobüs reklam alanlarından istemeyerek bu şekilde çıkarıldık ve mağdur edildik.

Soruşturma kapsamında mevcut olan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan tevdi raporunda yer alan Core Medya’nın belirtilen ihaleye yan teklif verdiği hususuyla benim hiçbir alakam bulunmamaktadır. Bu yan teklif verilme sürecinde benim şirkette tek başına imza yetkim bulunmamaktadır. Hissem de zaten ifademde belirttiğim üzere yüzde 20’dir. Söz konusu ihaleye bilerek giren teklif veren kişi Nihat Karahan’dır.

Nihat Karahan aynı zamanda Murat İlbak’ın yeğenidir. Bahsi geçen ihale Kültür AŞ’ye ihale edildikten sonra Kültür AŞ tarafından alt ihale ile Kentvizyon isimlişirkete verilmiştir.

2019 senesinde İBB meclis üyesi seçildikten sonra ortağı olduğum Core Medya’nın diğer ortaklarına meclis üyesi olduğumdan dolayı İBB’nin açmış olduğu hiçbir ihaleye direkt katılım sağlayamayacağımızı açıkça beyan ettim. Kendilerine işlere engel olmamak adına benim hissemi devralmalarını teklif ettim.

2020 senesinin sonlarında Icrypex isimli şirket Beşiktaş’ın basketbol takımına sponsor oldu. Ben o dönemde Beşiktaş’ın basketboldan sorumlu yöneticisiydim. Bu suretle Icrypex isimli şirketin kurucusu olan Gökalp İçer’le tanıştım. İlerleyen süreçte Gökalp İçer, Hedef Portföy ve İnfo Yatırım şirketleriyle ortaklık görüşmesi yapmaktaydı. Bir görüşmemizde bana bundan bahsettiğinde Hedef Portföy ve İnfo Yatırım isimli şirketlerin verdiği fiyattan ben de yüzde 5 oranında hisse alabileceğimi söyledim. Gökalp İçer de bunu kabul etti. Şirketin yüzde 30 hissesini Hedef Portföy ve İnfo Yatırım satın aldı, yüzde 5’ini de ben satın aldım. Bu satın almış olduğum yüzde 5’lik hisseyi ben tamamen geleceğe yönelik bir yatırım olarak aldım. Bunun haricinde bu şirketin faaliyetleri ve yönetimsel kararlarıyla hiçbir bağlantım ve alakam bulunmamaktadır.

2021 senesinin başlarında yöneticisi olduğum Beşiktaş Kulübü’nün avukatı olan Ümit Öndeş kulübe Beşiktaş token projesinde danışmanlık yapmak isteyen Alihan Ertan isminde bir şahıs getirdi. Bu şahıs kendini İBB’nin kripto para danışmanı olarak tanıttı. Ben de meclis üyesi olduğumdan dolayı ve bu şahsı tanımadığımdan dolayı şaşırdım ve kendisine İBB’de kimlerle görüştüğünü sordum. Alihan Ertan isimli şahıs Melih Gecek, Can Dağdelen ve Nihat Narin’le görüştüğünü söyledi. İBB’nin kripto para projesinde bu şahıslarla çalıştığını belirtti.

Soruşturma kapsamında yer alan ve adını SİSTEM olarak duyduğum bu yapının haksız elde ettiği paraların yurt dışına çıkarıldığına veya kaçırıldığına dair bir bilgim ve alakam bulunmamaktadır. Biraz önce ifademde bahsettiğim üzere soruşturma kapsamında adı geçen Melih Gecek, Nihat Narin, Can Dağdelen, Naim Erol Özgüner isimli şahıslar bu kripto para işinden anlayan kişilerdir. Ayrıca İstanbul Senin uygulamasını geliştiren ve İBB’nin çalıştığı şirketler arasında cüzdan teknolojisini bilen Kobil GMBH isimli şirkettir.

Şirketin sahibi İsmet Koyun isimli şahıstır. Ben bu süreçte reklam konularıyla ilgili İBB bünyesinde gayrı resmi hiyerarşik bir yapı olduğunu tespit ettim. Şöyle ki; ben 2020-2022 arasında açık hava reklamcılar vakfı başkan yardımcısı olarak görev yaptım. 2020-2021 senelerinde yani pandemi döneminde açık hava reklam sektörünün ekonomik olarak olumsuz etkilenmesi neticesi İBB’den kiraların düşürülmesi için İBB reklam dairesi başkanı Kağan Sürmegöz’le görüşmek üzere İBB binasına gittim. Kiralarda indirim talep ettiğimizi söylediğimde kendisi bana direkt Murat Ongun’u aramam gerektiğini söyledi.

Halbuki beni bağlı bulunduğu genel sekreter yardımcısına yönlendirmesi gerekirdi. O dönem Murat Ongun’un bu sektörde herhangi bir resmi görevi bulunmamaktaydı. Konuyla ilgili Murat Ongun’la görüştüğümde şirketlerin ayrı ayrı gelip kira indirimiyle ilgili kendisiyle görüşmelerini istedi. Ben de bunun üzerine vakıf başkan yardımcısı ve aynı zamanda İBB meclis üyesi olduğumdan dolayı Tevfik Göksu ve AK Parti grubunun da desteğiyle oy birliğiyle kiralardaki indirim konusunda meclis kararı çıkarıldı. Dolayısıyla konu benim sayemde Murat Ongun’un takdirinden çıkarılmış oldu.

Aynı şekilde ortağı olduğum Core Medya isimli şirketin sorumluluğunda bulunan otobüs kaplama işimiz mevcuttu. Daha sonra Otobüs AŞ uhdesinde bulunan otobüsler özel sahipli hale gelince bizim sözleşmemiz gereği kaplamamız gereken otobüs sayısı binden dört yüzlere düştü.

Bundan dolayı da ben yine konunun çözümü için Kağan Sürmegöz’e gittiğimde bana yine sorunun çözümü için hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen Murat Ongun’un yanına gitmem gerektiğini söyledi.

Murat Ongun’la yaptığım görüşmedeyse herhangi bir indirim yapmayı reddetti. Pandemi döneminde Ata Holding’in ortağı Korhan Kurdoğlu beni arayarak Anadolu yakasında bir taşocağı olduğunu, burayı hafriyat sahası olarak belediyeye vererek rehabilite ettirmek istediğini, akabinde de buraya bir golf sahası yapmak istediğini belirtti. Ben de bunun üzerine aynı dönemde İBB meclis üyesi olan Resul Emrah Şahan’a meclis toplantısında konuyu söylediğimde ve hangi genel sekreter yardımcısıyla görüşmem gerektiğini sorduğumda bana direkt Fatih Keleş’le görüşmem gerektiğini söyledi. Ben de Korhan Kurdoğlu’na Fatih Keleş’in numarasını verdim. Aynı şekilde Fatih Keleş’e de Korhan Kurdoğlu’nun telefon numarasını verdim.

2023 yılının Ekim ayında aynı dönem görev yaptığım Beşiktaş yöneticisi Erdal Torunoğulları benim Şişli Belediye Başkan Aday Adayı olduğumu bildiğinden, Beylerbeyi’nde bulunan Del Mare isimli restoranda benimle Yakup Öner’i tanıştırdı. Tanıştırmadan önce Yakup Öner’in bu süreçte bana önemli katkı sağlayabileceğini söyledi. Kendisinin de sahibi olduğu bu Del Mare isimli restoranın restorasyon sürecinde Yakup Öner’in kendisine Boğaziçi imar konularında danışmanlık verdiğini belirtti.

Bu vermiş olduğum örnekler bu gayrı resmi hiyerarşik yapının mevcut olduğuna dair göstergelerdir. Bütün bunlar yaşanırken 2022 senesinde İBB meclis üyesi ve açık hava reklamcılar vakfı başkan yardımcısı olarak Ekrem İmamoğlu’ndan randevu aldım ve İBB’deki makamında kendisine açık hava reklam alanlarında büyük bir artış olduğunu, bunun kentsel estetiği bozduğunu, özellikle duvar ve parapet tarzı reklamların belediyenin kendi mecralarına zarar verdiğini ve uzun vadede kamu gelirlerini düşüreceğine dair fikirlerimi beyan ettiğimde bana bu hususlarla ilgili Murat Ongun’la görüşmem gerektiğini belirtti. Yani Ekrem İmamoğlu’nun, açık hava reklam alanlarıyla ilgili bütün süreci Murat Ongun’a devrettiği ve bütün süreçlerden bilgisi olduğu açıkça anlaşıldı. Gelinen süreçte Core Medya olarak 2019 senesinden sonra İBB ve iştiraklerinden herhangi bir yeni iş almadık. Tam tersi geçmiş dönemlerden var olan bütün işlerimizi elimizden alarak sözleşmelerimizi feshettiler ya da süresi biten işlerimizi yenilemediler.

Anlattığım şekilde bu süreçte ben bu yapının hiçbir aşamasında ve yerinde olmadım. Tam tersi mağdur edildim. Her ne kadar üzerime atılı suçlamaları kabul etmesem de ileride atfedilebilecek isnatlara istinaden etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Bildiğim her şeyi açık ve net bir şekilde anlattım. Yine dosya kapsamında yer alan hususlar ile alakalı aklıma bir şey geldiğinde veya herhangi bir belgeye bilgiye ulaştığımda ivedilikle savcılığınıza sunacağım.

Serbest bırakılmamı talep ediyorum”

Avukatı şunları dedi:

Müvekkilimizin açık, samimi beyanlarına katılıyoruz. Sayın makamın sorduğu sorular haricinde somut gerçeğin ortaya çıkması için sorulmayan hususlarda dahi samimiyetle bütün bilgi ve görgüsünü sayın makama sunmuştur. Bundan sonrasında da elde edebileceği her türlü soruşturmayı ilgilendiren bilgiyi paylaşacağını belirtmektedir. Soruşturma konusunu oluşturan suçlamalar düşünüldüğünde ve müvekkilimizin özgün durumu değerlendirildiğinde delil karartma şüphesi ortadan kalktığı gibi kaçma şüphesi de bulunmamaktadır. Tutuklama tedbirinin ağırlığı düşünüldüğünde gelinen durumda soruşturmaya fiili bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz, aksi takdirde adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu