Gündem

Zeynel Emre: Hayati Yazıcı’nın oğlunun bu Fonlarda 600 milyon liralık işlem yaptığı bilgisi var

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre TBMM’de yapılan MYK toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. Zeynel Emre’nin gündeminde fon vurgunu vardı. Bu olayda AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazcı’nın oğlu hakkında anılan tedbir kararı ve bir saat sonra bu tedbir kararının kaldırılmasına değindi.

Bu olayla ilgili Zeynel Emre’nin açıklaması şöyle:

“Bildiğiniz üzere fon krizi ilk patlak verdiği zaman yapmış olduğumuz basın toplantılarında hemen dedik ki bu fon krizinin merkezi, sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezidir. Yöneticilerin içinde bulunduğu büyük bir dolandırıcılık vardır. Örgütlü bir şekilde yapılmıştır ve bu konuda bir çalışma grubu oluşturduk.  Sürekli bilgi akışı içerisinde değerlendiriyoruz uzmanlarla birlikte, birlik işçileriyle birlikte. Ve geldiğimiz noktada görülüyor ki ülkemize vermiş olduğu zarar en az bundan dört yıl önceki gerçekleşen depremler kadar bir maddi zarar söz konusu. Yani 90 milyar dolarlık gerek borsadaki kayıplar, gerek vatandaşlarımızın direkt mağduriyetleri. Bu rakamları topladığınızda 90 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda bu, ülkemizdeki vatandaşlar açısından hakikaten önümüzdeki dönemin ekonomik açıdan çok daha büyük bir darboğaza gireceğinin işareti aynı zamanda. Şimdi burada hep dedik ki vurgunu yapanlarla ilgili isimleri paylaşın. Küçük yatırımcının zararını karşılayacak önlemler alın.  Bakıyorsunuz, bizim bütün açıklamalarımız ve ortaya çıkan gerçekler, bizim açıklamalarımız sonrasında istifa ettirilen isimler, AK Parti Genel Başkan Yardımcısının içinde bulunduğu birçok kişinin istifası ve buna karşı Sayın Erdoğan çıkıyor bizim partimize, yeni partiye yönelik kabul edilemeyecek ithamlarda bulunuyor, suçlamalarda bulunuyor. Kendi içlerinde olan bir usulsüzlük bulduklarında kendilerinin bunun sanki kendi iç denetim sonrasında ortaya çıkartılıp gerekli işlemler yapılmış gibi konuşuluyor. Bu süreçle ilgili bizim yargı tarihimizde öyle şeyler oldu ki bizim yargı tarihimizde görmediğimiz örnekleri yaşıyoruz.

Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde çok önemli pozisyonda bulunan bir genel başkan yardımcısının oğlunun da içinde bulunduğu birtakım kimselerin bütün mal varlıklarına yönelik bazı tedbir işlemleri yapılmış. Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasından görüyoruz ki ek liste halinde çok sayıda banka, fon, kuruluş vesairenin ile ilgili işlem yapılmasına ilişkin yazı.  Şimdi bu yazı elimde. Bu yazıda ne diyor?

Diyor ki normal hisse değerinin 100 katına varacak şekilde artışlar olduğu, olağanüstü artışlar olduğunu ve özetleyerek gidiyorum, bu piyasadaki bu manipülasyon işlemlerinin 6362 sayılı kanun 107’nci maddesine göre piyasa dolandırıcılığı suçunun sermaye piyasası araçlarını kullanarak yapıldığını, yani Cumhuriyet Savcılığının üstelik de hangi bürosu? Terörizmin finansmanı ve aklama suçları soruşturma bürosu. Tarih ne? 30/9/2026. Dün basına düştü değil mi?  Şimdi bunun daha mürekkebi kurumadan, üzerinden bir saat geçmeden  içinden beş isim ayıklanıyor ve  efendim, yeniden yapılan inceleme sonrasında işte aşağıdaki tedbir ve şeylerin kaldırılması deniyor. Allah aşkına gecenin bir vaktinde

Bu firmalarla ilgili tedbir konup da hangi yeni delil, belge, bilgiye ulaştınız? Amaç hasıl oldu da  ilgili firmalar üzerindeki ve şahıslar üzerindeki tedbir kararını kaldırdınız.  Şimdi hani ucu nereye dokunursa dokunsundu? Açık bir müdahale yok mu burada?

İlk yapılan açıklamada oldukça fazla isim var. Beş isim ayırarak bunlar üzerindeki tedbirin kaldırılması. Şimdi beş isimden Mustafa Yazıcı, Hayati Yazıcı Bey’in oğlu. Ha elbette suçun şahsiliği ilkesi esastır.

Şimdi bir defa adı geçen Ali Emre Ballı’yla Mustafa Yazıcı’nın ortak faaliyet bulunduğuna yönelik ciddi iddialar bize ulaşmış durumda.  Ve bu iddialar içerisinde de yine Ali Emre Ballı’nın yaklaşık 9 milyar TL’ye yakın bir işlem yapması söz konusu.  Mustafa Yazıcı’nın da 600 milyon TL kendi adına işlem yaptığı bilgisi var. Böyle bir el koyma işlemi yapılıp da bir saat geçmeden bundan vazgeçildiği başka bir örnek var mı? Tedbirin kaldırıldığı, bir saat arayla. Bak, arada bir hafta olsa, 10 gün olsa bile tartışma konusu yapılır. Çünkü genelde bizde bir soruşturmada tedbir kararı konduğunda soruşturma sonucuna kadar genelde kalır o. Çünkü güçlü delillerle savcılar tedbir koyar. Soruşturma sonlanuncaya kadar o tedbiri orada tutar “

EMRE: TBMM’Yİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi hakkında açılan soruşturmaya da değinen Zeynel Emre “Sayın Deniz Yavuz Yılmaz, biliyorsunuz gerek Sayıştay raporları, oradaki yolsuzluklar, gerekse de fon meselesi üzerinde ciddi çalışma yapan arkadaşlarımızdan biri. Önemli belgeleri açıklamıştır. Kendisinin açıklamalarından ve söylediklerinden ötürü  bir haksızlık, bir hukuka aykırılık iddiasında bulunan varsa gider yargıya tazminat davası açar, ilgili suç duyurularında bulunur. Ancak ve ancak biz yine tarihimizde görmediğimiz bir uygulama gördük.  Bu tartışmaların en ateşli olduğu ve en yoğun çalışmaların yapıldığı zamanda  Sayın Deniz Yavuz Yılmaz’ın eşi Serpil Yavuz Yılmaz hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından basına geçildiği kadarıyla, bilgi geçildiği kadarıyla söylüyoruz, efendim, yağma, kamu kurumu ve kuruluşları zararına dolandırıcılık. Burada da deniyor ki bir süre yanında,  danışmanlık yapan kişilerden birinin bir ifadesinden bahsediliyor. Ha, ifadeyi de aldım yanıma getirdim. Buradan size göstereyim. İfadenin bir kısmında, “Duyduğum kadarıyla eşi, Deniz Bey’in eşi danışman maaşlarının bir kısmını alıyordu. Öyle duydum” diyor.

Şimdi, bu-bunun bir defa hukuk karşısında bir dedikodudan öteye giden tarafı yoktur. Çünkü belge yok, delil yok, görmemişsin, etmemişsin, duyan yok, para transferi yok, dekont yok, konuşma yok vesaire, hiçbir şey yok. Bu olay Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin meselesidir. Meclis Başkanına buradan çağrı yapıyorum. Bu bize özel bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Bizim partimize, Yeni Parti’ye özel bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Meclisin faaliyetlerine yönelik bir yargı tacizi olarak görülmesi gerekir” diye konuştu.

“BASININ BASKILANDIĞI BU ORTAMDA İNSANLAR PATLAMA NOKTASINA GELDİLER”

Basına uygulanan baskılara yeni bir örnek daha eklendi. Türkiye’nin en köklü internet sitelerinden biri olan T24 kapatıldı. T24’ün kapatılmasını kınayan Zeynel Emre “

Son dönemde hiç yaşamadığımız kadar, hesap kapatma, erişim engellenmesi, internet sitesinin kapatılması olayına şahit oluyoruz. En sonunda da T24’ü kapattılar.  Basının böylesine baskı altına alındığı bir durumda insanlar patlama noktasına gelmiş durumda. Yani, düşünebiliyor musunuz? On beş yaşında bir evladımız geçtiğimiz salı Ankara’da kendisini metro raylarına atarak canına kıyacağı bir atmosfer. Okullarda daha önce hiç görmediğimiz şiddet olayları, silahlı baskınlar. Bu toplumun geldiği noktayı göstermesi açısından ibretlik bir durum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu