GündemYerel

Sakarya Kent Şurası 151. toplantıda kentin gündemi ve geleceği masaya yatırıldı

Sakarya Kent Şurası 151. toplantıda kentin gündemi ve  geleceği masaya yatırıldı.

151. toplantıda kentin geleceği masaya yatırıldı. Karasu Limanındaki kapasite artışı,Tren Garının Mithatpaşa’ya taşınması,Tren raylarının yeraltına alınması,Ferizli ve Kaynarca bölgelerine yapılmak istenen Endüstri Bölgesindeki belirsizlikler, Sakarya ilinde Konut satışları,Sakarya Üniversitesinin şehir kimliğinden uzakta kalması , genç işsizliği ve sanayi planlaması öne çıkan başlıklar oldu.

KENT ŞURASI 151. KEZ TOPLANDI

Sakarya Kent Şurası’nın 151. toplantısı, Erol Öztürk Hacı Eyüpoğlu başkanlığında Erenler Edeler Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Sakarya Kent Şurası Başkanı Erol Öztürk Hacı Eyüpoğlu “Karasu Limanı’nda gerçekleştirilecek 4,9 milyar TL bedelli kapasite artışı projesiyle, mevcut 720 metre olan toplam yanaşma uzunluğu 1.260 metreye çıkarılacaktır.

Karasu Limanı’nın kapasitesini büyütülmesini amaçlayan projenin nihai ayrıntıları belli oldu.

Projeyle rıhtım sayısının 4’ten 10’a, konteyner kapasitesinin ise 50 bin TEU’dan 150 bin TEU’ya çıkarılması planlanıyor.

Sakarya’nın Karasu ilçesinde faaliyet gösteren Karasu Limanı için hazırlanan 4 milyar 906 milyon TL yatırım bedelli kapasite artışı projesinde önemli bir aşama geride bırakıldı. Nihai ÇED Raporu hazırlanan proje kapsamında limanın kara ve deniz tarafında genişletilmesi, yeni rıhtımların inşa edilmesi ve demiryolu bağlantısının güçlendirilmesi planlanıyor.

Kapasite üç katına çıkacak

Proje kapsamında limanın genel kargo ve dökme yük kapasitesinin yıllık 1,5 milyon tondan 4,5 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Konteyner elleçleme kapasitesi ise 50 bin TEU’dan 150 bin TEU’ya yükseltilecek.

Mevcut durumda 4 olan rıhtım sayısı 6 yeni rıhtımın yapılmasıyla 10’a çıkarılacak. Böylece toplam yanaşma yapısı uzunluğu 720 metreden 1.260 metreye yükseltilecek. Aynı anda yanaşabilecek gemi sayısının da 5’ten 10’a çıkarılması öngörülüyor.

Limanın toplam alanı yaklaşık 310 bin 700 metrekareden 680 bin 700 metrekareye çıkarılırken, proje alanının tamamının yaklaşık 1,017 milyon metrekareye ulaşması planlanıyor.

Demiryolu bağlantısı güçlenecek

Kapasite artışı projesinde deniz dolgusu ve dip taramasının yanı sıra demiryolu altyapısının geliştirilmesi de yer alıyor. Proje kapsamında yaklaşık 751 bin metreküp deniz dolgusu yapılması, deniz dibinden ise yaklaşık 283 bin 715 metreküp malzeme çıkarılması planlanıyor.ü

Liman içerisinde demiryolu hattı, manevra alanı ve yükleme-boşaltma istasyonunun oluşturulması öngörülüyor. Demiryolu bağlantısıyla limanın ulusal demiryolu ağıyla entegrasyonunun güçlendirilmesi ve Mersin’e kesintisiz demiryolu bağlantısı sağlanması hedefleniyor.

2,5 yılda tamamlanması planlanıyor

Toplam yatırım bedeli 4 milyar 906 milyon 580 bin 49 TL olarak hesaplanan projenin yaklaşık 2,5 yılda tamamlanması planlanıyor. Yatırım kapsamında dolgu için yaklaşık 362,4 milyon TL, deniz dibi taraması için 42,5 milyon TL ve demiryolu çalışmaları için 377,7 milyon TL kaynak ayrılması öngörülüyor.

Mevcut limanda 146 kişi istihdam edilirken, inşaat döneminde yaklaşık 400 kişilik istihdam oluşturulması bekleniyor. Kapasite artışının tamamlanmasının ardından limanın toplam işletme personelinin 330 kişiye ulaşması öngörülüyor

Bu Kararı biz de büyüyen gelişen ülkemizde gelişmeleri fevkalede olumlu karşılıyoruz.

ANCAK LİMANIN DAHA ALANININ BÜYÜMESİ İLE TAŞKINLIK DENİZ DENİZDEKİ TAŞKINLIK ACABA DAHA MI ETKİLİ OLACAKTIR DİYE OMUM ÜSTÜNE KAYGILARIMIZ VARDIR.AMA BİR TEK ÜMİT

ETTİĞİMİZ FERAHLADIĞIMIZ KONU YENİ MAHALLENİN TARAFINA DOĞRU RIHTIMLARIN YAPILACAĞI KONUSUDUR HÜKÜMETİMİZ BU KONDA İYİ BİR PROJE HAZIRLADIĞINI ÜMİT EDİYORUZ”

SANAYİYE DEĞİL, YANLIŞ YERDE SANAYİLEŞMEYE KARŞIYIZ!

Sakarya Kent Şurası’nın 151. toplantısında konuşan Erol Öztürk Hacı Eyüpoğlu Sakarya’nın tarım topraklarını, su kaynaklarını ve geleceğini doğrudan ilgilendiren son gelişme karşısında bizlerinde söyleyecekleri var.

Biz bu karara açıkça ve güçlü bir şekilde karşıyız. Sakarya’nın kuzeyinde yıllardır tartışılan sanayileşme politikalarının yeni bir aşamasına tanıklık ediyoruz.

Daha önce Kaynarca Taşoluk ve Okçular bölgesinde gündeme gelen Kimya-Karma OSB girişimine karşı üreticilerimizle, yerel yönetimlerle, meslek örgütleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte mücadele ettik. Bu mücadelede temel itirazımız hiçbir zaman “sanayi olmasın” değil, tarım topraklarının, su kaynaklarının, doğal yaşam alanlarının ve insanların yaşam alanlarının sanayi baskısı altına sokulmasınadır. Nitekim daha önce aynı bölgede yaklaşık 5.490 dönümlük tarım arazisini ilgilendiren OSB girişiminin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında uygun görülmediği kamuoyuna yansımıştı.

Ancak bugün karşımızda çok daha büyük bir tablo bulunmaktadır.

5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile Ferizli’de 179,22 hektar, Kaynarca’da 406,74 hektar olmak üzere toplam 585,96 hektarlık alan Endüstri Bölgesi ilan edilmiştir. Bu, yaklaşık 5.860 dönümlük bir alan demektir.

Bu topraklar yalnızca bugünün yatırım alanları değil, çiftçinin üretim yaptığı, buğdayın, mısırın, fındığın yetiştiği; suyu, toprağı ve ekosistemiyle Sakarya’nın tarımsal geleceğini taşıyan alanlardır. Tarım toprağını bir kez kaybettiğinizde geri getiremezsiniz. Bir fabrika başka bir yere taşınabilir. Bir sanayi parseli yeniden planlanabilir. Ancak verimli tarım toprağı yok edildiğinde yeniden üretilemez.

Üstelik konu yalnızca Kaynarca ve Ferizli’nin meselesi de değil, Sakarya’nın kuzeyinde yapılacak yanlış bir sanayi planlamasının; su kaynakları, tarımsal üretim, hava kalitesi, ekolojik denge ve bölgedeki yerleşim alanları üzerinde yaratacağı etkiler tüm şehri ilgilendirmektedir.

Kamuoyunda daha önce Karma OSB, Kimya OSB ve Teknoloji OSB tartışmalarıyla gündeme gelen bölgede bugün farklı bir hukuki statüyle Endüstri Bölgesi oluşturulmuştur. Bizim açımızdan mesele isim meselesi değildir. Karma OSB yerine Endüstri Bölgesi denilmesi, tarım topraklarının korunması açısından ortaya çıkan temel sorunu ortadan kaldırmamaktadır!

Bu alan neden seçilmiştir ve tarımsal niteliği nedir? Hangi yatırımlar gelecektir? Ne kadar su tüketilecektir? Atıklar nasıl yönetilecektir? Yeraltı ve yüzey sularına etkisi nasıl değerlendirilecektir? Tarım alanları ve üreticiler üzerindeki ekonomik ve ekolojik etkiler hesaplanmış mıdır? Ve en önemlisi, bu karar alınırken Sakarya’nın üreticisine, ziraat mühendislerine, meslek örgütlerine, akademisyenlerine, yerel yönetimlerine ve bölge halkına ne kadar danışılmıştır?

Sakarya’nın geleceği masa başında alınan kararlarla belirlenemez, bu kararı verenleri ortak akla davet ediyoruz.

Sakarya’nın istihdama, üretime ve teknolojiye ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Ancak sanayileşme politikası; “nerede boş arazi varsa oraya fabrika kuralım” anlayışıyla yürütülemez.

Sanayi planlaması yapılırken; tarım topraklarının niteliği, su kaynakları ve çevresel taşıma kapasitesi, ulaşım altyapısı, yerleşim alanları, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve bölgenin uzun vadeli tarımsal potansiyeli bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Sakarya, İstanbul ve Kocaeli’nin sanayi baskısının yönlendirileceği bir alan olarak görülmemelidir. Biz Sakarya’nın tarım kenti kimliğinin, kısa vadeli yatırım beklentilerine feda edilmesine karşıyız. Bugün 5.860 dönümden söz ediyoruz. Yarın çok daha büyük alanların aynı yöntemle sanayiye açılmasının önünü açacak bir anlayışın yerleşmesinden endişe ediyoruz.

Sakarya Kent Şurası olarak; Kaynarca ve Ferizli’deki Endüstri Bölgesi kararının yeniden değerlendirilmesini, tarım topraklarının korunmasını, bölgenin bağımsız bilimsel ve ekolojik değerlendirmelerinin yapılmasını, yerel paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesini ve Sakarya’nın geleceğinin bilim, hukuk ve ortak akıl temelinde planlanmasını talep ediyoruz.

Şunu da açıkça ifade ediyoruz:

Bu toprakların mücadelesini dün nasıl verdiysek bugün de vermeye devam edeceğiz, bu konuda oldukça netiz!

Üreticimizin toprağını, Sakarya’nın suyunu ve çocuklarımızın geleceğini savunmaktan geri adım atmayacağız. Sakarya’nın toprağı rant alanı değil, üretim alanıdır. Tarım toprağı betonlaştığında yalnızca bir tarla değil, geleceğimiz kaybolur.

Sakarya Kent Şurası’nın 151. toplantısında Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre Sakarya’da toplam 2 bin 423 konut satışı gerçekleştirildi.

Satış Detayları

• İlk El (Sıfır) Konut: 917 adet

• İkinci El Konut: 1.506 adet

• Toplam 8 Aylık Satış: Yılın ilk 8 ayında kent genelinde satılan toplam konut sayısı 17.462’ye ulaştı.

• Diğer İstatistikler: Ağustos ayında 271 iş yeri satılırken, yabancılara ise 23 konut satışı yapıldı. Bu satış rakamıyla Sakarya, Türkiye genelinde en fazla konut satılan iller arasında 16. sırada yer aldı

Bu konutlardan 23 adedi Yabancılara satıldı.Yabancılara yapılan satışların 8 konutu Irak’lılar,5 konutu İsrail vatandaşları almıştır.

GENÇLİK VE EĞİTİM SİSTEMİ ELEŞTİRİLDİ

Toplantıda genç işsizliği ve eğitim sistemi de gündeme geldi. Katılımcılar ezbere dayalı eğitim modelinin sorgulanması gerektiğini, gençlerin yeteneklerine göre yönlendirilmediğini, üniversite mezunu işsiz sayısının arttığını ifade etti. Gençlerin hem meslek sahibi hem de üretken bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiği vurgulandı. Toplantıda söz alan katılımcılar, ekonomik sorunların toplumsal yapıyı da etkilediğini belirtti. Gelir dağılımındaki bozulma, eğitimdeki aksaklıklar ve güvenlik sorunlarının bir arada değerlendirildiği ifade edildi.

SAKARYA’DA İŞÇİ BULMA SORUNU

Sanayi temsilcileri ise kentte işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Üretimin yoğun olduğu Sakarya’da nitelikli iş gücü eksikliğinin giderek arttığına dikkat çekildi. Sakarya Kent Şurası’nın 151. toplantısı, kentin geleceğine dair kritik başlıkların ele alındığı önemli bir platform oldu. Özellikle genç işsizliği ve sanayi planlaması konularında önümüzdeki süreçte daha yoğun tartışmaların yaşanacağı görülüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu