Deniz Yücel Silivri’yi ziyaret etti: “Dosta güven, düşmana korku salacak derecede güçlüler”

CHP Parti Sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Deniz Yücel ve CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan; CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ı, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ı, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe’yi ve İstanbul Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan’ı Silivri Cezaevinde ziyaret etti.
Yücel ve Güneşhan, ziyaret çıkışında Silivri Cezaevi önünden basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden Parti Sözcüsü Yücel aracılığıyla şu mesajı iletti:
İMAMOĞLU’NDAN MESAJ: “HAK YEMEM HAKKIMI DA YEDİRMEM”
“Partimizin bu hafta birleştirici, kapsayıcı, bütünleştirici bir kurultay süreciyle milletimizin arzu ettiği geleceği hazırlayacak bir kurultay geçireceğine olan inancım tamdır. Ülkemizin bu zor günlerinde milletimizin umudunu yitirmeden geleceğe ümitle bakmasını diliyorum. Hak, hukuk ve adalet mücadelemizin 86 milyon insanımızın her bir ferdinde olduğuna inandığım hak yemem, hakkımı da yedirmem bilinciyle, bu inançla milletçe milletin iradesine ve milletin egemenliğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ile sağlık sorunları nedeniyle görüşemediklerine değinen Yücel, şunları söyledi:
TEDAVİSİ SÜREN MAHİR POLAT’IN CEZAEVİNDE TUTULMASI İNSANİ DEĞİL
“Hepsi dimdik ayaktalar. Cıva gibiler, çok güçlüler. Hani bir laf vardır; Dosta güven, düşmana korku salacak derecede güçlüler. Kendilerini sevenlere, dostlara, dostlarımıza herkese selamlarını, saygılarını ilettiler. Mahir Polat’ın ciddi sağlık sorunları var. Avukatı soruşturmanın en başından beri, Mahir Polat’ın sağlık raporlarını ilgili savcılık makamına sundu. Ancak cezaevi koşullarında tedavisinin sağlıklı bir şekilde sürdürülemeyeceği ortada… Cezaevi koşullarında tutulması açıkçası insani duygularla, adalet duygularıyla ve hukukla bağdaşmıyor.”
BİR YARGI DARBESİYLE HÜRRİYETLERİNDEN MAHKÛM BIRAKILDILAR
19 Mart hukuk darbesinin bu ülkeye yapılmış büyük bir kötülük olduğuna dikkat çeken Yücel, sözlerine şöyle devam etti:
“Demokrasi yok edildi, millet iradesi gasp edildi, hukuk katledildi. Tayyip Erdoğan’ı, AKP’yi dört kez sandıkta yenen Sayın Ekrem İmamoğlu ve onun çalışma arkadaşları, bizlerin yol arkadaşları bir hukuk darbesiyle, bir yargı darbesiyle hürriyetlerinden mahrum bırakıldılar. Şu anda dört duvar arasında Silivri zindanında olabilirler. Ama şunu çok iyi biliyoruz buradan çok daha güçlü bir şekilde çıkacaklar. 19 Mart, hukuk tarihine de siyaset tarihine de kara bir leke olarak geçmiştir. Bir utanç günü olarak hatırlanacaktır. Ancak 19 Mart, aynı zamanda bir uyanışın da tarihidir. Devam eden bir mücadeleye, milyonların sahip çıkışının dönüm noktasıdır. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, emeklisinden çalışanına, toplumun tüm kesimleri bu haksızlığa, hukuksuzluğa, yargı darbesine yüksek sesle itiraz etmişlerdir. Bu haksızlığa karşı dimdik durmuşlardır, durmaya da devam edeceklerdir. Yaşadığımız süreç, bu haksızlıkları, hukuksuzlukları yapanları iktidardan gönderecektir. 19 Mart süreci AKP iktidarının yıllardır içine düştüğü güç sarhoşluğunun, güç zehirlenmesinin ortaya çıktığı gündür. 19 Mart iktidarın, toplumun haksızlıklara, hukuksuzluklara itiraz etmesiyle bir kere daha yüzleştiği gündür.
ADAYIMIZI YANIMIZDA SANDIĞI ÖNÜMÜZDE İSTİYORUZ
19 Mart hukuk darbesinin bir milat olduğunu ifade eden Yücel, “Hepimiz biliyoruz ki bu ülkede hiçbir şey 19 Mart’tan öncesi gibi olmayacaktır. Tazyikli sularla, biber gazlarıyla, TOMA’larla durdurmaya, sindirmeye, korkutmaya çalıştıkları gençler, gözaltılarla, soruşturmalarla susturmaya çalıştıkları sanatçılar, siyasiler, iş insanları ve yine yıllardır yokluğa, yoksulluğa, hayat pahalılığına, açlığa mahkûm ettikleri halk, sandık geldiğinde onlara bu hukuksuzluğun, haksızlığın, irade gaspının, demokrasi darbesinin, yargı darbesinin bedelini en ağır şekilde ödetecektir. Görüştüğümüz tüm yol arkadaşlarımızın selamlarını, saygılarını, sevgilerini iletiyorum. Bu haksızlıklar, bu hukuksuzluklar bitecek. Kimse moralini bozmasın. Cumhuriyet Halk Partisi Pazar günü kurultayını gerçekleştirecek. Bu kurultaydan sonra daha güçlü, daha inançlı, daha kararlı, daha motive bir şekilde, mücadelemizi sürdürerek, sandık geldiğinde bu hukuk tanımayan, demokrasi düşmanı iktidara hep birlikte son vereceğiz. Adayımızı yanımızda sandığı önümüzde istiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.