Gündem

DİSK-AR: 2,3 Trilyon kayıp

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Eylül 2026 dönemini kapsayan Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nu yayımladı.

Rapora göre,

  • Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor!
  • Yılın dokuzuncu ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 1 trilyon 223 milyar TL!
  • Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası 1 trilyon 31 milyar TL oldu!
  • İşçilerin birikimli toplam vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı, 2025’in ilk dokuz ayına göre yüzde 47,2 arttı!
  • İşçiler Eylül 2026’nın en az yarısını vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı!
  • Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı (kesinti hariç) 22.401 TL olarak gerçekleşti!
  • Asgari ücret yılın dokuzuncu ayında 6.828 TL kaybetti!
  • Eylül 2026’da asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin yüzde 40,2’si, 2 katı ücretlerin yüzde 46,9’u, 2,5 katı ücretlerin yüzde 48,2’si ve 3 katı ücretlerin yüzde 49,1’i vergi, kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi!

Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (17 milyonu aşkın) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir ücretlerdeki nominal/parasal kayıp 2026’nın dokuzuncu ayında da hızla devam ediyor. 

Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48.210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51.049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50.380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3.000 TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7.557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10.231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14.883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL’yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerinde parasal kayıplar yaratmaya devam edecek.

Ocak-Eylül 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 66.142 TL olarak esas alındı.  Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü brüt ücretin daha yılın dördüncü ayında ikinci ve sekizinci ayında üçüncü vergi dilimine girmesi sebebiyle, yılın dokuzuncu ayında 19.737 TL olarak gerçekleşti. Eylül 2026’daki yüzde 24,32 oranındaki dokuz aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti parasal olarak 12.585 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 66.142 TL’lik brüt ücreti yılın dokuzuncu ayında 32.322 TL kayıp yaşadı.

Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin dokuz aylık enflasyon nedeniyle yaşadığı parasal kayıp Eylül 2026’da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 1 trilyon 223, milyar TL’yi aşarken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 1 trilyon 31 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın dokuzuncu ayında vergi ve enflasyonun 17 milyonu aşkın işçiye birikimli toplam kaybı en az 2 trilyon 254 milyar 221 milyon TL olarak gerçekleşti.

Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür.

Yılın dokuzuncu ayında birikimli olarak 2,3 trilyon TL’ye yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 1 trilyon 254 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net ücretleri, enflasyon karşısında korunması gereken düzeyin hızla altına düşmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu